24 Aralık 2018 Pazartesi

Bir kaçıp gelmenin adresi burası.
İyi düşündükçe hayata güvenmenin adresi bugün.
Var olanla var olmayanın arasında ki köprüyü kurmanın, bazende koparmanın olayı.
Bir son bir başlangıç veya yeni bir başlangıç ile sonlandırmanın sazlı sözlü şarkısı..


Huzurlu gece bugün, hayata güveniyorum diyen parmaklarımdan, dilimden, kalbimden, en derinlerden umudumdan öptüğüm gün bugün. 

11 Kasım 2018 Pazar

Bilmediğin bir dil, bir telafuz belki de..
Ritim tuttuğun zaman biraz da.
Baktığın göremediğin görüp seçemediğin.
Seçip..
Gecelerin büyük gürültüsü kalabalık ışıklar gelip geçen dakikalar.
Söylesene nelere şahitsin.

6 Kasım 2018 Salı

Nasıl bir şeymis biliyor musun.
İçinden bir parça kan akar sızlar ya hissedersin akan kanın gözünde yaş olmasıymış.
Hani bir cümle söylersin ama hiç bir noktası olmayacak kadar kuralsızmış.
Hani tam giderken o evet şuan resmen gidiyor ve ben tutamıyorum dersin.
Susarsın, susarken de sesli sessiz ağlarsın.
Gözlerin manası çok derinlerde en kahverengilerde sonbaharın resmi, boyası Kasımda bir başkamış.
Çok başka yaşanılası anlar zamanlarmış.
İlklerin son olması umuduna açılan eller duaymış.
Aşkmış bağlılık bağlanmakmış.
Güçlenip kenetlenmekmiş.
Güzel sevmek güzel bakmakmış.
Daha güzel günlerin umuduna ..
Seni sevmek çok güzelmiş
Adamım...

30 Ekim 2018 Salı

Belki sebepli sebepsiz git gellerin duygu değişimlerin adresleridir bir kadının ruhu.
Kolay kolay anlayamazsın ki zaten kolayca anlatamazlar onlar da..
Düz mantık arama onlarda onlarin labirenti derin zihin dünyası vardır.
Hassas olmanın en somut örneği  belki de  .
Nasıl bir şey bu aslında
Heveslerinin küçük küçük zedelenmesi gibi...

28 Eylül 2018 Cuma

karanlığa sırtımı yasladım
korkuyorum renksizliğinden.
ne çıkar bilmiyor nefes nefese bekliyorum
gelecek olanı
bir beklenti kısırlığı belki de
kötüye hazırlık
iyiyi taçlandırmak

göz kapaklarım yorgun hayır biliyorum uyku değil
yutkunduklarm yada yutkunamayıp boğazımda düğümlediklerim
katillerin mecburiyeti hırsızların nasipsizliğine
karanlığın şerefine..
adaletin adaletsiz vücutlarda can bulmuşluğuna.

ama..
var olan bir ışık adına.
kalemimi umuda bulayan
var olacak yaşamaya değer diyecek anlara.
anılarda anları yakalamaya
koşmadan belki biraz da kaçmadan
hayata sırtımı yasladım
ne çıkar bilmiyor nefes nefese bekliyorum
gelecek olanı
bir umut paradoksu belki de
iyi düşünmek
iyi olacağına inancımı perçinlemek

17 Eylül 2018 Pazartesi

Mutlu olduğunuz anlarda mutsuz anları bir hatırlayıp o anı iki kat daha mutlu yaşayın daha çok daha çoookça yaşayın 💃💃💃

11 Eylül 2018 Salı

En Gece

Ben ki gecenin derin kuyusunda ay ışığıyla yetinen, gecelerden yıldızları doğurup sabahları maviye boyayan.
Ben bu geceyi geceye teslim edip hissettiysem bir anlamı var.
Bir sebep var.
En çok da gerçek olan, dokunduğum, duyduğum en çok da hissettiğim olan var.
Bir ben var senin derinlerinde gülüşlerimi bulduğum..
Bir sen var en derinlerimi tanıyıp hayran olduğun..



Seni seviyorum... ♥

5 Eylül 2018 Çarşamba

Öfkenin ödülü damarlarım
Dinmeyen bir öfkenin kanları suçlu
Suçlu, hakim olmamanın cezasına ritim tutuyorum.

İşte bugün bir kez daha hatırladım ki hiç bir şey bir cisim dahi göründüğü gibi değil.
Görünenden ötürü gizlediği bir ayna gömülü içinde.
Bir kendisi bir de aynada izlediği benliği var derinlerde. 
İzlemeye cesareti olana alkış tutar üstüne ıslık çalarım hatta.
Cesareti olmayanlar işte onlar bu dünyaya ait olmadılar hiç bir zaman olmamalılar belki de kime ne...

Ama bir kez daha şahit oluyorum ki göründüğü gibi değil asla bir insan.
İnsan suskunluğa acıkınca kelimeleri yutup, masum oluşuna gülümsemeyi sığdıran bir bebek olandan bir dünya bulandır.
İnsan hayatın sürprizlerle olduğunu bilen doğum gününden haberi olan bir yetişkin gibi.
İnsan sen, hani sen akıl sır erdiremezsin.
Sen hem en iyi hem de kötüyü içinde barındıransın. 


Yaşa insan dengeyse bu dünya 
Yaklaş bana ben sana yaklaşayım 
Yaşayalım bir cambaz gibi bu dünyada...

3 Eylül 2018 Pazartesi

Bitecek olan bir günden bakıyorum bugün hayata.
Kalıcı olmayan dakikalar gelip geçici insanlar süreti ile geçip giden bir ömür.
Sahi nedir eskimek biraz olsun tozlanmak
Hangi raflara özenmiş hangi kitaptayız.
Sayfa kaç, kaçıncı cümlede senin mabedin.
Söylesene harfi harfine uydu mu bu hayat yaşadıklarınla.
Yazdıklarına mürekkep yetmedi mi ki susmayı seçtin
Ya da susmak sanatını sen de mi keşfettin.
Bir hoşçakala sığdırmış kocaman gülümsemeler var
Özlenen dostlar bir kahvenin yudumun da var.
Ben pek sevmem gerçi kahveyi.
Ama bir dostum var tadını bulduğum kahvenin sohbetin samimiyetin.

Bugün bitecek olan bir hayat var ellerimizde.
Sadece ellerimde olmayan aslında
Aslında en çok ilk önce kafamda başlayan dünyamın var olduğunu sonrasından ise kalbe düşen bir yolculuk.
Işte daha sonrası eller imkanlar fırsatlar.

Iste bugün bitecek olan bir hayat aslında aleni sırlarla dolu dopdolu hemde
Gözünün önünde elinin gerisinde
Biliyor bilmiyor duyuyor duymuyorsun
Bakar görmeyip sonra beklediğini sanıyorsun.
Durma koş mutlu eden ne varsa seni
Sınırların mı sınırsızlıkların mı ?¿

1 Eylül 2018 Cumartesi

Zamanın kavramını yitirmişliğine
Kendimi kendimde bulmuşluğuma..
Tekrar hatırlayıp tekrar huzurlu huzursuzluğumaa...

27 Ağustos 2018 Pazartesi

25 Ağustos 2018 Cumartesi

Bir kalp atışını bütün vücudumda hissediyorum.
Buz gibiyim ama yanıyorum.
Nefes alışlarım ölümün son anı gibi.
Çağrışımlarımla bayılıyorum.
Korku ne büyük bir şeymiş korkmak ne büyük dertmiş.
Beyninden kalbinden ellerinden hayallerinden.
Küçük kuruntu bunlar biliyorum.
Yetinememek ya da yetinmenin ne olduğuna dair fikir yürütememenin ilk savaşı.
Bir savaş kolay olmadı hiç bir zaman.
Ve şimdi itiraf ediyorum ki kendime bir savaş başlangıcındasın.
Her zaman başardın.
Zor olandan kolayı çıkardın.
İnandın daha çok inandın.
İyi düşününce iyi olacağına inandın.


Şimdi gelmiş geçmiş savaşlarını hatırla.
Şimdi yangınlarını savrulan küllerini...
Umudun sana en derin kuyularda ip olduğunu hatırla.
Hatırla kendini evet en çok da kendini hatırla.
Bir dünya bu düzen, düzen içinde ki düzenini hatırla.

Bir ihtişama bürünür bu dünya
Söndür ışıkları
Nolur söndür karanlıkta yaşayayım.
Canı yanmışlara bulamadığım merhemlerin hepsi zehir olsa yutsam uyutsam kendimi..
Çözüm olmaması çabası,  bir can da yakmak benden kalır sitemim buna
Sözüm çaresiz kaldığım susuz sözsüz gözsüz dilsiz anlarıma...
Neyin nerede doğru olduğunu anlayamayacak olgunluğa erişmeme..
Büyümeye daha çok da büyüklere..
Öfkeliyim doldu dizgin cümleler dişlerimi parçalayan.
Paramparça bir ben bir kalbimden kalan.
Sevgiyi sorgulama bitmezmis bunu öğrendim yaşım yüz olsada
Çünkü insanoğlu yaşı yüz olsada
Yüzsüz kara katı suratlara
Kalbi yanmış kül olanlarca.

23 Ağustos 2018 Perşembe

Gecenin, kömürden bile zifiri karanlığın içinde yıldızlarımı bulduğum.
Bulup seçip sevip şükür duyduğum...

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Gördüğüm hissettiğim en güzel rüyalardan birisindeyim.
Seni hissettiğim hayalin yarı ölüm halimde en güzel gerçekteyim.
Ben sendeyim, seninle...
Kalbin benimle, sözlerin sevdiğin dilinde..
Sesin kulağımdan saçlarıma yol alan bir rüzgarı anımsatırken anılarla zihninde, anılarla zihnimdesin...
Saatlik yollarımız var.
Umudum yıllarımız olana...
Umudum ilk gün ki masumluk,
Heyecanlarımıza...



Güzel gecelere..... :)

2 Ağustos 2018 Perşembe

Saçlarımı savursun rüzgar çehrene.
Dokundukça oku ellerimi...
Işıltılı sokaklar da adımlarımız canlansın habersizce .
Öyle sevelim hiç bilmeden farketmeden.
Öyle bilelim aşk ise ..
Yolum yoluna düşsün, gözlerim gözlerine.
Anı anında, anılara gömelim.
Yine sevelim yine bizlerce...

22 Temmuz 2018 Pazar

Ay buluta karışmış dün bugün bütün yıldızlarım sende.
Benden sana bir varoluş çiziyorum ve sen bütünüyle kalbimdesin.
İzliyorum bir bebeğin doğuşu gibi şaşkın bir gün batışı gibi kızıl herşey.
Maviler kızıla bürünüp geceye dönerken bense Ay'a sarılıyorum.
Ve evet yine diyorum bütünüyle kalbimde..

18 Temmuz 2018 Çarşamba

Yeni bir yolun kalemine sarılıyorum
Tek kişilik değil iki kişi adına sorumluluk alıyorum
Paylaşıyorum hayatımı, fikrimi, en çok da sevgimi..
Heyecanımı gülümsemeyi onda öğreniyorum
Biraz da ona öğretiyorum sanırım.
Adını veremediğim bir huzur var evet ona yol alıyorum.

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Belki biraz sevmek..
Biraz sevmek zamanı adına, umuduna, korkusuzluğuna..
Umudun bitmediği bitmemesi için umut edilen bir geceden, benden biraz da sizden söz ediyorum.
Ama susmak değilde bağıra bağıra umut diyorum bu gece kaybedecek hiç bir şey yok kazanmak pahasına...

1 Temmuz 2018 Pazar


Bir camın köşesi manzarasına,
Bir otobüs koltuğunda yine yollarda...
Geride kalanlarla yeniden yinelere gelecek olanlara..
Zamana, anlamaya birazda anlatmaya..

22 Haziran 2018 Cuma

İşte şimdi durma zamanı
Göğün çıldırdığı yağmurun yeryüzüne inme zamanı 
Tam da işte gözlerini sabitleyip susma zamanı.
Diyorum ya durma zamanı 
Koşmaktan konuşmaktan 
Aglamaktan haykırmaktam
Yoğunluklardan nefes alamayıp bu anı bekleme zamanı 
Hani bekleyip ulaşınca o ana şaşırma zamanı 
Telaşa zimmetli dakikaların, meraklı bakan gözlerin..
Geceleri sabahın ne getireceğini düşünmeden sakinlik anı. 

Büyük fırtınalar öncesi derler ya hani suskunluğa işte simdi büyük adımların temel anı 
Kaçmanın en güzel saklanma
Konuşmanın en güzel soluklanma anı
Bu an bir anı 
Klişe bir zamanda, veryansın dertlerin vay canına denmedigi zamanın anı
Belki de biraz özgürlük zamanı 
Açık pencerenin yanında kuşlar gibi hissetmenin deliligi 
Biraz gri biraz 
Pek sevmem grileri 
Ama mavi öncesi zemin hazırlama sanatı.
Evet bu bir durma sanatı 

3 Haziran 2018 Pazar

Hislerin En Güzeli

Sevginin en özü olduğumu bir babanın evladı olduğumda hissettim.
Bakışında, gülüşünde..
Yemin ederim ki en çok derinlerde sezdim.
Sevgiyi, emeği, dertlenip tasalanmayı, hem annede hem babada bildim.

Gözlerimin dolduğunu anlayan ve hemen masum bir gülümsemesinde bildim.
Bir baba da tanıdım hayatın zorluk gayesini.
Uğraşını, ekmek parasını ve geçim derdini.
Sıkıntıyı, zorluğu.
Ama göğüs germeyi, başa çıkmayı öğretende bildim.
Tevazuyu, huzuru, umudu.
İnsanlığı ve iyiliği.
Temsili olan bütün masum gülmeleri..
Sabrı, sabrı ve sabır bildim.
En çok da Şükür etmeyi!
Binlerce kez şükürler olsun.
Bugün gülüşünde kendimi gördüm ve bir kez daha hissettim sevgiyi.
Teşekkür ederim baba.
Çok seviyorum seni...

İnsan
Nisanın suretine bürünmüş bir yeşillik gibisin.
Kahverengilere güvenin sonsuz, mevsimsiz, sınırsız.
Geldiğin gibi gideceğinin de renkleri silinmemiş,
Yüzünden, kalbinden, gözünden.
Kalemine yazılı renkli boyalar dökülmüş
Gökyüzünde umuda arşınlanmış, perçinlenmiş, hayallerle süzülüyorsun.
İnsan..
Zevki ala, hissi sefa, derdi cefa
Alemi ahlat, ihsanı fırsat.
Sonsuzlarca kelimelere alay olmuş sözcüksün.
Cümlelerin somutluğun da soyut hissedilensin.
Varsın, yoksun, gelip gidiyorsun.
Kalmayıp bir yerde ve o yere kızıyorsun.
Gitme denmediği için..
İnsan...
Bekleyensin, bencilsin, katısın, canlı cansızsın.
Bir adım atıp bin adım kaçansın.
Satan bu dünyayı saklayan;
Sonra da koyduğun cebinde arayansın
En çok da sanan, sanılan, sanıklardansın.

İnsan
Zamansın, zamansızlığın merhameti, merhametin içinde ki küçük siyah noktasın.
Noksansın, ama tam olduğunu sanan, sandıransın.
Bağıran, susan, kızan, öfkelenen, seven, gülen kahkahalarca gülensin.

Bir ağacın kabuğunda kırılansın.
Özünü saklayan, darbelerle kanayansın.
Kanayan özünü saklayan, sarıp sarmalayansın.
Özelsin, özlersin ve özlenensin.
İnsan..
Ölecek, öldürecek, öldürüleceksin.
Müziğin notlarında seslenensin.
Duyuran en çok da duyan sensin.
İnsan..
Bu dünyaya kalacak olan sen değilsin.
Gidecek olan gelmeyecekler de yatan hikayesin.
Belki de gidip, gelmeyenlerdensin.
Ve -miş olan da yine sensin.
Susanda, susturanda, susmasına izin vermeyende sensin.
Bir fikri alıp dansınla arşa çıkaran da sensin.
Sen bir ses, bir elsin.
Duyulacak, tutunacak, destekleyecek ve zirveye ulaşacak olanda sen.!
Ama İnsan...
Ölecek, öldürecek ve yine öldürüleceksin de
Peki özlenebileceklerden misin?


                                                                          29.05

1 Haziran 2018 Cuma

En iyisi de olsa
En iyisi de olsan.
Farkın yok kötü olandan.
Sadece andan, zamandan..
Sadece bir anlık kırgınlığa sebep olacak olandansın, olandanmışsın.
Farkımız pek de yok.
Iyi insan kötü insan..

22 Mayıs 2018 Salı

dünüm başka bugünüm daha bir başka
dün bir başka dünyanın yağmurunda ağlarken bugün bir başka dünyadan kaçarken buluyorum kendimi
evrenler arası geçiş nasıl bu kadar hızlı olur inanın anlamıyorum
gizli kapaklı üstü kapalı yaşıyor düşüncelerim bu dünyaları
bir an başka evrene ışınlanırım ve o anım bütün yaşamım olsa diye dualar savururum galaksiye
karmakarışık tuhaf bir bilinmezlik var bende
adı ''bilinmezlik'' tam 8 yıl önce doğmuş.
belki de daha öncesi de var ben bilmiyorum

2 Mayıs 2018 Çarşamba

Bak bu gece Ay'a ben oradayım.
Yanında..
Gökyüzünde umuttayım.
Özlediğim geceleri bu gece buldum.
Kaybolan yıldızlar var ışığı sönmüş gibi gri bulutlara gizlenmiş..
Ama iki gecedir ay gülümsüyor bana.
Bu bir tesadüf değil bil ki istekten bakmaktan ve görmekten gelir.
Güzel görmeyi seçmek adil mi kendine insanın bilmem ama kötü görmek rezil bir şey ruhuna.
En iyisi umutlu gecelerimiz olsun.
Karamsarlıktan öteye bir koyu deniz olsun.
Hatta en iyisi mi çoook uzak bir evreniniz olsun.

29 Nisan 2018 Pazar

Ne bu şimdi gecenin hangi yüzünü tanıyorum.
Anlamadığım bir kötü, rengi korkunç..
En çok da karışık.

Ne ki bu sevmediğim gecelere yol alıyorum.
Gece olsun istemiyorum içimde tuhaf  bir yalnızlık hiç bilmediğim hiç tanımadığım bir yüzü ..

Sevemedim ben bu aralar
Istemiyorum geceyi
Gece olsun istemiyorum.
Uykunun uğramadığı bir semte ayak basmışım.
Yabancı bir şehirde yabancı bir insan gibiyim.
Misafir olayım, tek isteğim kalıcılığa bel bağlamayayım.
Tuhaf inan ki adlandıracak ne bir kelime ne bir söz var elimde.

Ben bu geceler geceleri sevemedim.
Ve ben ilk defa geceyi hiç sevmedim.

11 Nisan 2018 Çarşamba

İpler ince gergin güçlü
Kopmaz kırılmaz yıkılmazın son raddesi..
Sessiz sessiz susuyor gözlerim
Gözlerim gözlerin de yorgun
Gözlerim içimde bir cam
Gözlerin kan
Akan içime
İçimi acıta acıta yakıp kavuran
Suskunluğum düşman

Düşman düşmanına sarılan bir yılan
İnsan Şahmeranını öldürdüğünü sanan insan
Suskunluğum umursamazlığıma dönüştüğünde aldı bütün rolü ondan
Kaldı geriye sessizlikten yana eksilen değil de arta kalan yeni bir sessizlik yansıyan.

Yandı
Ten yandı tel yandı
İnsanoğlu karardı kirlendi mi?
Asla.
Kirlenmiş olan kalp sana kaldı.
Bana ne mi kaldı?
Sabır sabır sabır.
Varolan harlandı rengi gözü aydınlattı.
Turuncuya sarı kattı siyahı griye buladı.
Bulandı bulutlar bulandı, yağmurlar ise bunaldı.

Şimdi geriye kalan damla damla sular vardı.
Aktı ama şeffaf, berrak safça bir duaydı.

Tek tek şükür yazdı.
Sazdı sızladı..
Sızısı kulakta çınlanan bir kahkahaydı...

9 Nisan 2018 Pazartesi

Neden tehlikeli olanadır meyil.
Hiç sevmediğin bir suyun içinde yüzüyorum belki çabalarım boşa.
Akışına bıraksam sonu ne bilmiyorum.
Geri dönsem çabam boşa,
Boşa kulaç atıyorum..
Ne ileri ne geri sadece bocalıyorum.
Hayır hisler yorgun keza vücut bitkin.
Ama hala yılmadan su üstünde geziyorum.
Belki bir insem derinlere kendime bir dünya bulucam ama çok garip gerçekten hayatımda ki en zor karmaşadan birisini yaşıyorum.
Ama yaşatmamak adına çabam büyük bak onu es geçemiyorum.

Ess beee..
Zaman bu zaman değil.
An bu an değil..
Sadece sabır.

24 Mart 2018 Cumartesi

Öfke sezdim biraz
Birazda intikam..
Kimseye kendimi anlatacak halim yok inan.
Neye inanmak isterse insan artık onu hiç zorlayamam.
 Zorlayamam keyifsizliğimden uğraşamam.
Yorgunluğumdan anlatamam
Çabasızlığımı mazur görün gelmiyor artık içimden .
Anlayış mı belki sınırları zorladım.
Ama en çok benim sınırlarım zorlanmışsa,
ben de tahammülsüzlükle karıştım.
Karıştım aklımla kalbim arasında bir yarıştın.
Belki pişmanlığım belki de pişman olmayışımsın.

Arkadaşlığı kalbimin sınırlarını zorlayınca kaçanım.
Kaçarken de yanmışlığımı hatırladım.
Diyorum ya belki yanlış belki doğru,
Ama ben daha kendini yeni tanıyanım..

20 Mart 2018 Salı

Şu dünyanın yükü gözkapakların da olur ama en güzel ev sahipliği yapan gecedir dersin.
Sonra ..
Şu dünyanın en büyük ışığı güneş dersin de gün geceye dönünce anlarsın ki gözkapaklarına da en iyi ev sahibi gece değil uykundur hissedersin.
Bir cümle gelir diline işte bunu buraya döksem anca zehirim boşalır, bunu şimdi burada yutarsam ölümüm şanlanır diye ahd edersin.
Yuttuğun olur ölmediğin, döktüğün olur soğuduğu içinin.
Tartışılmaz bir olgu gelir dilline, insanlara değer verince değerini siler diye bu olgu kervanına katıldığını hissedersin...
İstisna mı vallahi de var billahi de!
Kervanı yıkar mı peki sollar mı bir ihtimal.
Bensem bu beyaz çölün kristal kumu,
Güneşe de bürünür rengim, rüzgara da vurulur ahengim.
Ya severim mekanımı kalarak yada rüzgara dost olup gitmeyi öğrenirim!
Ya saz olur tende can bu bulur ya söz olur dilden dile boğazlara düğümlenirim.

11 Mart 2018 Pazar

Kendimle 5 çayı muhabbeti 😄

İnsanlar yaratılmış en yüce varlıklar ama kavgaları kırmaları yormaları nedendir.
Bir demlik ya da bir şekerle değil ki düşünebilen hissedebilen bir varlık diyoruz. Nedeni nedir bu kadar hırpalamanın. 

Ben bu savaşlarımı vereli oldu bayağı.. Öyle ki çok şükür deyip geriye bakabiliyorum. Bakma sen sancılı büyümenin güzelliğini o an anlamazsın anlayamazsın zaten eğer ki anlarsan o senin sancın değil o diğerlerini emri olur üzerine. Güzelliği sonra ki her doğan sıkıntıda ben bu sancıyı acıya acıya kahkaha ata ata bildim diyip sadece izliyorsun. Gülüyorsun ve izlediklerin bir anda aynayı sana çevirince kendini seyrediyorsun.
Seyrettim. 
Sancılarımın ardından kendimi seyrettim ve çok güzeldim, inan ki bunu ben hiç söylemeye cesaret edemezdim. İzledim kendimi sevdim, izledim insanlarımı sevdim ve izledim.
Kendi olgularım neyse onları öğrendim, sınırlarımın sunduğu özgürlük varya ışte bu paha biçilemez bir mükafat kendim bunu bildim ve insanlara bunu öğretim. Şimdi 100 yıl yaşasamda bilirim istediği gibi olmaz insan bence olamaz zaten. Ama 100 yıla kalmak hiç istemem bu da bir gerçek.  
Toparlamak gerekirse ben büyüyorum. Büyümek bazen kötü ama bazen de kendimi öğreniyorum ve bu güzel birşey bunu hissediyorum.
Saygı diyorum. Insanlara aradığım en önemli özelliği bu cümleye kilitliyorum. 
Bu bir eksiklik ama artık onlara üzülmüyorum çünkü...


Sadece şunu cevabını arıyorum şimdilerde..
Bir insana olan düşünceni içine atarak mı daha sahte olunur yoksa arkasından konuşup yüzüne gülerek mi ? 
Bu aralar sahtelik biraz bunu sorguluyorum.


Ve şuan yazabilecek fırsatım ve özgürlüklerim var ki buna çok şükür..


Mutlu huzurlu umutlu pazarlar olsun 🙋😉

5 Mart 2018 Pazartesi

Minik Mektup


"Gözleri maviyle buluşmuş bir kadın tanıdım
Saçları kıvrım kıvrım, sesi annemin ninni söylemesi.
Arkadaş, dost kalbi gözlerinin içinde parlayan, küçük ama dağları birbirine katmış kocaman bir kız çocuğu.
Ah benim yüreğine umudu yüklemiş, aşkı sırtlanmış büyük sancılarla toprağı eline bulayıp, tebessümler doğurmuş kadınım,
Ah benim elleri ellerime değdiğinde huzuru kalbime dolduran kadın,
Ah benim dostum, ah benim sırdaşım,
Yolunda çiçekler koşuşturan, mevsimleri ilkbahara çalan, kışa küs arkadaşım
Derdim, dermanım..
Göğüsüme doluşan karıncaları elleriyle toplayıp yuva yapan arkadaşım,
Evrenimin her odasını ellerine renkleri bulayıp dolaşan kadın.
Ah kadın..
Kelimelerinde anlamların yüklerini taşıyan,
Ayak izleri kitap kokan kadın.
Dünyama dokunduğun güne bin şükür,
Evime geldiğin güne bin şükür.
Ellerin saçlarımdan hiç eksilmesin..
Ben hep yaramaz kalıyım sen hep dizginle,
Dizinde uyuduğum günler bitmesin,
Benden hiç gitme dost.
Bende hep kal.
Sen bana her gün doğdun.
Sen güneş,
Sen bakkaldan aldığım big babol şekerleri,
Salıncaktan düşünce kaldırmak için elimden tutanım,
Sıkıca sarıldığım,
Gülüşlerini yüreğime çizdiğim kadın..
Huzurun hiç bitmesin o kocaman kalbinin adı hep masum kalsın.
Gökyüzündeki yıldızların adını ezberlediği kadın..
Ahiretliğim..
Doğduğun gün yılların en güzelini getirsin saatlerine, dilimlerine ayırdığımız zamanlar neşe saçsın yüzüne..
Yüreğine gelen hiç bir şeyden korkma adım atanlar ürksün gülüşünden, gülüşün çok güçlü en içten..
21 yaşın, sancıyla doğurduğun
bir bebek bu yıl küçücük hayalleri, ümitleri olan.
Büyüt onları merhametinle yoğur, umudun umut olsun meyvelerine ..
Seni seviyorum kadın, sevginin sevgime karıştığı her güne bin şükür
İyki doğdun. "


Meli...


Bir minik kız var hayatımda hani küçük minik ama kalbi yaşadıkları öyle büyük ve öyle büyülü ki hayran olunası bir rüya...
Onun bana bir gün "Es bende blog açmak istiyorum banada öğretir misin" demesiyle başladı herşey.. öyle başarılı öyle kararlı öyle kendine inanan bir kadınsın ki senden güç alıyorum gerçekten iyi ki varsın hayatımda iyi ki..
Günaydın kuşlar,
Günaydın özgürlük ..
Sevgiyle saygıyla aşamadığımız dünyaya
Kötülükten nasibini almışların adına.
Kötülüğü yaşatan insanlara inat,
Mutlu huzurlu umutlu kocaman günaydın
🙇🙋

4 Mart 2018 Pazar

21 Yaşım

Bağcıkları birbirine dolaşmış, düşüpte dizini ufaktan yaralamış ama yine de koşmaya doyamamış çocuk kaldırımlarımdayım. Tümsekli, çukurlu; düşen kalkan bacaklarım salınan saçlarım ve bir de güzel umutlu tebessümlerim. Bilmem hatırlar mıyım çok da geri zamana gidemiyorum heyecanlı dolu dizgin çocukluğum bugün ise gençliğim ve gelecek olan yaşlanmışlığım.
Ah.. 21 yaşım parmaklarımda ki sancım kolumda ki hissizliğim kalbimde ki ... kalbimde ki..
Saçlarım; gözlerimden göğsüme dökülen yıldızlarım.
21 yaşım farklıları işlediğim sessiz haykırışlarım.
Araflarım, kayboluşlarım, ağlayışlarım, ciğerime kadar işleyen kahkahalarım
21 yaşım sana en büyük isyanım farklı insanların. Farklılıklarıyla sıradanlaşanlarım, her insan bir dünyaysa yeni dünya tanıyışlarım.
Dosttan yananım, aşktan kaçanım.
Evet 21 yaşım bana sınırları aşmaya zorlayanım.
Aşma cesaretinde bulunup tekrar geri dönüşlerim.
Dönüşlerim, dönüştüklerim ve oturup düşündüklerim.
21 yaşım hayallerim, hayallerimi elimde tutanım, tutunup sarıldıklarım..
Fedakarlıklarım, bencilliklerim, kırdıklarım, kırıldıklarım.
Ama en çok da istemeden kırdıklarım
da parçaladığım duvarlarımın sızısı.
Başka dünyaların dünyama dokunup yaralaması.
21 yaşım en güzel en farklı biraz da zor zamanım.
Ama 21 yaşım
Yaşımı, yaşamı kendimi sevişim.
Bazen istemediklerim, bazen isteyip de yapamadıklarım.
Karşılıklı ağlayıp sonra sarıldığım kadın.
Annem.
Anne çok zorlandım.
Ben bu 21 yaşımda çok yıprandım.
Sarı bir çiçek gibi döksemde yeniden yeşerdim.
Sana baktım kendimi okudum.
Ellerinin çizgisinde kaderimi okudum.
Ezberlemeli miyim yoksa tecrübe diyip yaşamalı mı?
Öğüdüdür diyip küpeyi takmalı mı yoksa kendi küpeme kendi öğüdümü mü işlemeli?
Karanlık, gecelere mi mahsus annem ?
İçimde doğmayan güneşlerim mi var yoksa?
21 yaşım annem
Bu benim 21 yaşım senin miladın.
Umut var anne içimde umut ölmemeli.
Dokunurum belki kendi karanlıklarıma.
Doğururum belki senin güneşlerini bende dünyama.
21 yaşım unuttuklarım, hatırlayamadıklarım.
Mumlarım, pervaneye dönen kanatlarım.
Kanattıklarım, kanlarıyla ıslanan vicdanım.
21 yaşım yaşadıklarım, yaşayamadıklarım.
En güzel anlarım en deli ruhlarım.
Hayatı anlayıp inanamadıklarım, uyuyup uyanamadıklarım.
Uykudan uyandırılmadıklarım.
Huzur kokulu dostlarım, yara aldığım dost sandıklarım.
21 yaşım deli kızın çeyiz sandığı anne.
Tek tek işlemeli gözyaşlarım.
Soğuğunu hissettiğim İzmit' li zamanlarım.
Lisanım, tek tek yuttuklarım, ama yutkunamadıklarım.
21 yaşım
Doğrularım kendimi kendim yapan doğrularım.
Inandığım olgularım.
Değişimlerim, keşfettiklerim..
İçimden dışıma yolculuklarım.
En çok da kalbimden mantığıma olan uzun yolculuklarım.
Ah kolumda ki sancı yazmama engel resmen.
Acıya acıya kazıdıklarım.
21 yaşım benim o topraktan olan küçük insanlarım.
Sanatım, sanatsızlığım, sınırlarım peki ya sınırsızlıklarım ?
Pek yok anne.
Bakmaktan öteye gidemediğim korktuğum ortak noktada kesişmeyen yollarım.
Aklımla kalbimin arasında savrulduklarım...
21 yaşım tebessümlerim, içten gülüşlerim..
En içten samimiyetim.
Hepsi gerçekti anne.
Yemin ederim ben mutluluğu çok yaşadım.
21 yaşım büyük sandığım insanlarım.
Hepsi bir bir küçük olanlarım.
Bu benim yaşım.
Yalanlarım, gerçeklerim..
Doğrularım, yanlışlarım..
Bu benim aslında "Farkındalık'ta " ki 1. yaşım.!!
21 yaşımdan 2 sayısını çıkarıp 1 kalanım.
Daha yeni doğduğum yaşım..
Dileklerim, çok olan dileklerimin ağacı kök salanım.
4 Mart diye ağlayanım, ağladıklarıma kahkaha atanlarım.
Bu benim yaşım.
En farklı en tuhaf en güzel en tecrübeli yaşım.
21 yaşım ailemin yanımda olmasına ise 21 bin yaş şükrüm.
Parmakları uyuşana kadar.
Hissizleşene kadar olanım.
En gerçekçi biraz üstü kapalı harflerim.
Bu benim yaşım.
21. Yaşıma umut aşılayan zihin kalabalıklığım.
Iyi düşününce iyi olacağına inancım.
Evet iyi düşününce iyi olacağına inacımın yaşı.
Ama bakıyorum da bu benim değil benden bir sürü Esra olanın yaşı.
Bu bizim yaşımız...


Gitmeeni ve bana güzel umutlar getirmeni istediğim yaşım.
21 yaşım...
Aklımla kalbimin arafındaydım
Arafın karanlığında bogulmasınlar diye uzaklaştım.
Kactım yakalandım.
Kendimi kendimden
Kendimi sizden korumak için kaçtım.

3 Mart 2018 Cumartesi

Ne yapayım
Her yol her seçim bir olmuyor ışte..
Her insan her karar birbirini tutmuyor.
Aşamalar süreçler zaman ya zaman öyle zor geliyor ki bazen hiç girmeseydim o topun altına diyorum
Ya da giridiysen ölsemde kurtulayım diye diliyorum
Bunlar hayatın bazı anları ışte
Bazı dakikaları susturamadığım iç ses.
Korkuyorum ki iç sesim bir gün bu dünyayı yutacak
Oysa ben bu gece 21 yılıma meydan okuyorum
Yeni bir yaş ekliyorum şu garip yaşama yaşlarıma
Hüzün var olacaksa o yola nolur nolur benim hiç bir adımım olmasın o yolda.
Hayattan en büyük isteğim yine belki ama yeni yılıma hata yada hata değil
Hiç bir şekilde değmesin elim insanlara eğer üzeceksem.
Hiç bir şekilde çıkmasınlar karşıma..
Ben üzülmekten çok üzdüğüm için üzülenlerdenim.
En büyük isteğim nolur nolur hayat!
Yeni yılıma en hayırlı yolu nasip et.
Kendime ettiğim ilk büyük duamsın.
Yılları geride bırakıyorum.
Ki ancak o şekilde geride bırakabiliyorum.
Hafif bir tebessüm...

2 Mart 2018 Cuma

Tasviri olmaz bazı düşüncelerin hislerin
Ama insanlar keşke hiç üzülmese
Hele ki en büyük istediğim benim;
Sebebimle, nedenimle
Yani benim yüzümden hiç üzülmese...
Bu beni ben yapan değer.
Çünkü  bu beni benden alan beni bana hatırlatan değer!

21 Şubat 2018 Çarşamba

Küçük bir kare masada bir dünya oluşturursun kendine
Yanında yeni yetme bir kök salmış bir ağaç. 
Hislerini çözümlemeye yardımcı bir yağmur yağıyor fırsatını bul ve  başla yazmaya bulmaya..
Biraz mutlu biraz hüzünlü
Ne mavilere sulara nede siyah kuyulara yol almamışsın 
Mabel ne güzel demiş  
"Satmam bu dertleri 
Öğrenirim hem onunla kendimi
Direnenler yaşar."
Ve şimdi karar diyip serbest bırakıyorum kalemimi
Almam gereken bir kararın kararsızlığındayım.
Zorlanıyorum ki seçim durumu diye söz konusu olması bile çok acı 
Hayatımın en büyük dönüm noktasında ilerlemişken bir anda yol değiştirmek için yeni yollara kazma kürekle umuda sarılıyorum 
... 
Söz bulamıyorum ama tek bildiğim karar almayı bilen insan cesareti çok iyi tanır.
Cesareti bilen yaranın da acınında ya ustası yada mahkumudur ..
Cesaretli olup elini eline perçinle ve çık bu yola..
Çık ki bir yol da bir evin daha olsun dünyamda.
Biraz daha doldur cesareti parmaklarına.
Hani net olamayanlara öfken büyük ya
Kendine dogrult bu büyük öfkeni!
Dayanamayacağın büyük bir bakış. 
Imkansız değil
Geri dönüşü de olacak emin ol.
Hadi artık korkma ve tanıdığın cesaretle karar ver sende.
Kararına sadakati doldur.
Ve kısa bir ara sadece bu
İyi düşün ve mutlu ol Esra :)



"Kendine dikkat et lütfen.."

13 Şubat 2018 Salı

Örtülmüş örtülere

Içim bin parça kalabalık tarih
Tarihin Fatih'ini bulmuşlar bir toprak içinde
Toprağa düşen her bir dilek firarda
Her genç nefes gibi nefsi gibi..
Uyuşmayan kök bağlamış çiçek
Işte ölümle yaşam arasın da
Uyumla kavga adasın da
Ne yükselen su soldurmuş çiçeği
Ne de giden su sırtlanmış dertleri kederleri
Beynim bin parça kalabalık ülkem gibi
Bölünmüş maneviyatlar, kesişmeyen ortak noktalar gibi
Şimdi yüzümü sürdüm bir aynaya
Ve sordum ona
Söyle nereye ait bu sima
Nereye ait bu küpe kolye
Yada kimden bu sesler böyle kimsesizlere
Ya da artık onlar "kimse siz" iseniz sevgisizlerce...

3 Şubat 2018 Cumartesi

23 Ocak 2018 Salı

...olsun...

ince bir sızı her karşıma çıkan insan
inceden işleyen bir sancıdayım ben yine
sonsuz hayaller alemimde savruluyorum bak
bu son olsun istediğim en büyük girdaptayım
sabrım büyük oldukça daha çok sınanıyorum size karşı
alın bütün sesimi
bütün gözlerimdeki silüetlerini
alın elimden bütün farklı insanları
farklı oluşlarıyla sıradanlaşan bir domino taşı hepsi
teker teker yıkılmayı bekleyen

dokunmak istesem parmaklarımı uzatmaya ürküyorum
sanki karlar arasında kalmış küçük bir köpek gibi
üşüyorum
usulca dolanıp gizemli gözlerimle izliyorum
soğuğu
kıvrılmış bir halde kaldırım taşlarına uzansam bu kadar hissetmem herhalde
bu kadar anlamsız bakmam dünyaya

siyah beyaz
gece ve kar
ince bir sızı seziyorum
her geriye baktığımda ise en masum olanın 
acısını döküyorum

acıyı her döküşümle devriliyorum
ne şükür ki içime işleyen ince sızıyla güçleniyorum
yorulmuşum belli
yormuşum kendimi ama elimde olan bir şey olmadığını düşünsem de
duvarlarım çizgilerim ne kadar sert ve keskin olsa da
bir yerden çatlak var belli
her defasın da içeriye sızışlarını izliyorum
izlemek zevk veriyor hüzünle birlikte
en büyük kazancım ise o çatlağı kapatıyorum

kapatsam da başka bir yerden çıkan çatlak
beni benden alıyor işte
daha ne olabilir derken
daha beteriyle karşılaşıyorum
yutuyorum artık şu cümlemi
daha ne olabilir değil de,
inan ki her şey olabilir,
daha kötüsü yada yıkanmış hali çıkabilir

o zaman buda bu geceye en büyük not olsun
olsun
net olsun kesin olsun
yazılsın da kanıtı olsun
gelen her nasıl bir şey olursa olsun
daha kötülerini atlattın sen
bunu da anlatacağına inancın tam olsun
ve yine iyi düşün güzel şeyler olsun..
umut dolu gecelere...


16 Ocak 2018 Salı

beklemediğim bir an..

açtım camı
yüzümde bir soğuk
gözüm pencerenin kenarında
kışı izliyor
kış da beni..
hafif çiseleyen yağmurlu kar
durgun rüzgar
ve durgun ağaçlar.
çatıdan akan yağmurun sesi, bastırıyor evrenimi
gökyüzünden ne ses ne seda ne de bir selam var işte.
buğulu bir cam gibi, sessiz yağmur taneleri.
baş kaldırırcasına meydan okuyan kuşların kanat sesleri
özgürlüklerini fısıldıyorlar yine..
bense bir vaktin dersindeyim.
önümde kitaplar, kalemler, notlarım.
bak yine şükrüm sonsuz
yine huzuru tadıyorum
sevmediğimi düşündüğüm havalar da bile
bir tutam mutluluk buluyorum.
kapattım şimdi penceremde kendimi görüyorum
ne güzel gülümsüyorum..

                                                               15.57

ritmin tınısından..

her ne kadar erteledikçe sesin gittikçe kısılır
öğrenemediğinden, sesin rengini bilmediğindendir
kaçar.
koşarak kaçar
her ne kadar ertelersen duygularını, yaşayacaklarını, kararlarını
o kadar uzaklaşır sen olduğun benlikten.
ellerine bırak bazen düşüncelerini
al avuçlarını içine tek tek
tek tek izle oku gül ağla
soru sor onlara.
duvarlarından bir ayna sun düşüncelerine
kaçamayacakları tek yeri sun!
sun ki yüzleşebilsinler korkularıyla
sen erteledikçe hastalık sunacaktır onlar sana..
tut şu dünyanın ritmini tam huzuru mutluluğu yakaladığın da
çünkü o an kalıcı değildir hiç bir zaman
anılarda kalır geçmişte kalır
tut ki ritmini hayallerinde kalsın ritmin
dansın, sesin, sevgin..
Umutların, hayallerin,
bak büyüdükçe yolun daha uzun olduğunu öğrenirsin
bir şarkı da sen tutturursun belki de.
neden elini eline dost etmediğini sorgula kendine.
kendini sev
büyük sev, sev ki kendine inan
aşmak mı engeller mi
senin engellerin kime duvar olmuş ki
onların duvarlarına kafa tutmak da cesaretsiz kalasın ?
işlediğim bildiğim olgularımın etrafında bir özgür bir kuşum ben
benim gök yüzümde benim değerlerim var
kurallarım değil,
belki biraz sınırlarım biraz da kırmızı çizgilerim var.
benim gök yüzümün rengi hayallerse
renklerimin tonu kuşlarımdır biraz da.

Bir tebessümle başlasın bütün sonsuzluğun,
Mavilerce, yeşillerce, sarıların sonsuzluğuna, gecenin koyusun da koynun da uyumalara...



7 Ocak 2018 Pazar

Yastık Soruları

Üzerine gitmedim yıllarca.
Kaçtım.
Büyük kaçtım!
Karanlık kuyulara hapsolmak korkusu,
Derinlerde boğulma düşünceleri,
Alıkoydu beni yıllarca.
Yollarımı yıllarıma katsam,
Bir bilinmezliğe çıkar sonu.
Sonundaysam eğer neden kaçıyorum?
Kenarları aynalarla çevrili sonsuz bir yolsa benimkisi,
Belki de aynalara cesaretsiziğimden uçarcasına koşuyorum.
Soruyorum kendime..
Ne istediğini bilmeyenlere öfkelisin,
Peki sen ne istediğini kedine itiraf edecek cesarette misin?
Soruyorum kendime ben bu gece.
Korkularının üstüne gitmeyecek misin?
Hani nerede güç, kimde zaman?
Hani inancın, zamanla kazandığın güvenin?
Ne dersin denemeye değmez mi?
Bir yola koyulsan
Mesela tekrar sevsen
Sevsen böyle çokça hissetsen.

2 Ocak 2018 Salı

Yastık Cümleleri

Kocaman kocaman bir dünya dediler
Kah gülecek kah ağlayacaksın diye duyurdular
Yaşattılar.
Ağlattılar, yaşatarak.
Güldürdüler, anlatarak.
Yorumlayıp yordular.
Sonra birde onlara güldürdüler.
Sordular cevap beklediler
Bilinçsizce sordular ve cevapsız kaldılar.

Yaşadım çok güzel yaşadım iyi düşününce iyi olacağına olan inancımı yaşattım.
Daha da sarıldım umutlara daha da bağladım oluma, o dedikleri bardağın dolu olabilecek tarafını daha net seçmeye başladım.

Zaman ilerliyor.
Zaman hayallerimin fısıltılarını duymuş da
Hepsini bir bir yaşatıyor resmen.
Bazı şeyler tam olmaz zaten bu hayatta.
Bir eksiklik var ama yerini doldurabilecek bir başka olgu yok onu biliyorum.
Ve ben o olguyla yaşamayı öğrendim.
Artık.
Onun olmasına yerini doldurmasına isteğim yok.
Hem isteğim hem de müsadem hiç yok 🙋