20 Temmuz 2017 Perşembe

   "NE ZAMAN KI BİR TARAFA DÜŞECEK GİBİ OLSAM DİĞER TARAFA ABANDIM."

   Hepsi bu fazlası yok. Bu şekilde  dengede kaldım, böylece ortada durabildim.
Haham müridlerine diyor ki, "Tanrı'ya nasıl hizmet edebileceğinizi mi soruyorsunuz?"

    Ne fazla sefahata düş, ne de hayattan el etek çek.  Ne fazla dünya da kal, ne de ondan kaç.  Dengeyi tutturmaya devam et. Fazlasıyla sefahata daldığını hissettiğinde biraz inzivaya çekil ve fazlasıyla içine kapandığını hissettiğinde biraz daha sefahata kay. Hep orta yolu tuttur.
  Hindistan yollarında "Solda Kalın " şeklinde işaretler görürsün, Amerika da aynı işaretlerle "Sağda  Kalın " der. Dünyada iki tür insan var: kimisi solda, kimisi sağda kalır. Üçüncü tür ise farkındalığın zirvesin de olanlardır. Orada kural "Ortada Kalın " şeklindedir.
   
     Ve dengeyi ortada bulacaksın.


                                                                      OSHO




"Gercekten dünya da ahlaki konularla ve zor kararlarla sık sık karşılaşacaksın ve daha önce de dediğim gibi dünya dikensiz bir gül bahçesi değildir. Gel gör ki anlamanı sağlayan güce şükredelim ve yapman gerektiğini anladığın şeyi yapabileceğin güne ulaşmaya çalışalım."

                                                         J.GREENBERG

18 Temmuz 2017 Salı

Nil'e Adanmışlıklar

Çölün ihtiyacı olandı Nil..
Bağımsızlığının farklılığıyla uçsuz bucaksız umuduyla, farklı kılınmıştı.
Üç farklı yaşamı içinde kılan bir Nil olmayı dilemişti O'da.
Dini, fikri, sevgiyi sarıp güçlü bir kan misali akıp gitmekti bütün derdi.
Her ayrı kolun bir kalpte buluşmasını dilemek çöle büyük bir orman hediye etmesi gibi imkansızdı..
İmkansız sayıldı ama yaşandı ama ağlandı.
Nil ağladı.
Ağladıkça uzadı acıları her acının bir hayata dönüşmesinin hikayesiydi gizli olan.
Öyle bir Nil ki fütursuzca sonunu hiç düşünmeden gidebildi.
Gözyaşı pahasına bütünlüğünü adamıştı.
Geçtiği her yolda bir damla bırakmış ve ona yaşam demişti.
Düşünmeden sonunu, kendini geride kalanlara adayarak can yangınıyla akıp gitti.
Yaşamı yaşatabilmek adına diğer hayatlara hayatını bahşetmişti.

O öyle bir Nil olmak isterdi ki onun kudretinde meczup bir lisandı hayali.
İnsan nazarından dökülen bir bakıştı, baktıkça nakıştı, en çok da ona yakıştı..
Saygıyla sevgiyle aşamadığı yüklemlerin hepsini yutabilmeyi varoluşunun amacı saymıştı.
Olamazdı, olamadı da. .
Yutkundukça hepsini kalpte toplamak da sevdaya dahil miydi?
Ve Nil'in yüceliğinin cezasının adı Aşk'tı.

O'un cezası niye aynı kılınmıştı diye istemsizce sisteme isyanı vardı.
Kıskanmıştı kudretini, barındırdığı kalbini,
En çok da fedakarlığını..
Feda ettiği hayatını, canını, cananını..

Yeşerdi bütün renkleri
Su yeşerdi, çöl yeşerdi.
En çok ona yakıştı bu renk .
Tuhaf olan ise öldükçe dirilmişti diğer hayatlar. Ağladıkça can bulmuştu bütün canlar.

Peki ona karşı koyan büyük gücün Güneş olması ?





                                                                         - 1 -

Bir dolmuşun penceresinden bakıyorum yaşama. 
Naif bir rüzgar hafif bir gülümseme. 
Elime dökülen duygular
Kulağımda müzikle 
Bugüne hayran oluyorum. 
Kendimden kaçıyorum da haberim yok Seyyah.
Huzuru buldum da geldim uzun yollardan yine de yavaş yavaş aşıyorum engellerimi.
Seyyah üzüntüm azaldı ama geçici mi diye sorarım sana ? 
Kim de bu güçlü sorunun cevabı? 
Dinle Seyyah bu sefer.
Kalbinin dışında ki sese kulak ver.
Ver ki içinde ki çocuk ölmesin.
Elini bu sefer dön içinde ki çocuğa uzat.
Büyüsün seninle birlikte oda büyüsün.