Hadi bana üfle dedi, kız.
Yeniden ruhuma, nefesinden varoluşumu işle.
Yeniden ölmek için doğmalıyım dedi.
Yaşadığımız sürede ölümle olan ince selde yürümek için bir fırsat sunmalıydı. Ona hayatında attığı adımlarla evren çizebileceği fısıldanmalıydı. Var olan ihtiyaç ihtiyat edilmeliydi. Yine gelmeliydi aynı düzene farklı bir dünya ile.
Hadi bana üfle dedi yine.
Tatmam gereken hazzı hatırlamalıyım nefesinde.
Nefesinde nefsini görmeliyim, görmeliyim ki hükmedebileyim, dedi.
Ona var olan sevgi yine verilmeliydi ama o işleyebilsin süsleyebilsin diye. Ona tekrardan ölüm sunulmalıydı.
Parmakları kanarcasına eşmeliydi toprağı.
Kafasını kanatma pahasına yolmalıydı bütün saçlarını.
Öfkesini kusarcasına boğmalıydı insanları.
Var olan sevgiyi nefrete dönüştürmeyi öğrenmeliydi işte.
Öğretilmemeli.
Söylenilmemeli.
O kendisi ögrenmeliydi.
İçinde bir yerlerde içinden çıkmayı istemeliydi.
Ve hadi ona yine üfle nefesinden, sesindeki nefsinden dedim bende!
31 Ekim 2017 Salı
27 Ekim 2017 Cuma
ses..siz...essiz
Artık sessizlik vakti.
Suskunluğun hüküm sürdüğü an.
Çoğu kırgınlıkları toparlamak gibi bir çaba yok artık.
Sustuğum kadar kaybedilenler, belki de kaybeden benliğim.
Ama yoruldu artık.
Zihin, dost, arkadaş...
26 Ekim 2017 Perşembe
geceye bir şarkı
Durup düşünmeye zamanın olur mu ?
Yitirmeden anlamaz insan
Sevdiklerin yolun sonunda
Sarıl her fırsatında o insana
Arkasından ağlayan olma
Geri getirmez çok ağlasan da
Durur, durur belki baş ucunda
Annen baban kendi çapında
Abin bile 47 yaşında
Ömür, ömür sanki bir kara kutuymuş
Gün gelince herkesin açılmış,
Ama sorarsan hep geç kalınmış
Güzel günlerimizin bittiğini sanma
Belki bir daha böylesi olmaz
Ama her bi gün güzel aslında
Yakın durmanın zor olduğu ortada
Uzak olmak her zaman en kolay,
Ama en zoru yalnız olunca
Uyur, uyur belki hep yanında
İlk sevgilin kendi solunda
Her hatıra asılı duvarında
Ömür, ömür sanki bir kara kutuymuş
Gün gelince herkesin açılmış
Ama sorarsan hep geç kalınmış
PİNHANİ
13 Ekim 2017 Cuma
Fikirlerden Zikirler Ülkesine
Ben ki ya unutursam,
Sesini duyduğumda da hissetmezsem diye huzursuzlanırken..
Siyahlar denince hatırlayamayıp bütün renkleri hatlarına çizersem diye endişelenirken sen ya unutamazsam diye mi dertlenirsin?
Hangi duaların şüküründen?
Hangi ellerin zuhurundan dönüp dönüp geri gelirsin?
Sorgu suale cevabım çok ama halim yok ahvalim ruh diyenlerdensen sende haklısın yoruldun.
Ama dumanlara selam olsun ilk yaratılıştan, haberin alındığından.
O zaman sen hangi dumanda zikir etmektesin de böyle gölgede keskinsin ?
Sesini duyduğumda da hissetmezsem diye huzursuzlanırken..
Siyahlar denince hatırlayamayıp bütün renkleri hatlarına çizersem diye endişelenirken sen ya unutamazsam diye mi dertlenirsin?
Hangi duaların şüküründen?
Hangi ellerin zuhurundan dönüp dönüp geri gelirsin?
Sorgu suale cevabım çok ama halim yok ahvalim ruh diyenlerdensen sende haklısın yoruldun.
Ama dumanlara selam olsun ilk yaratılıştan, haberin alındığından.
O zaman sen hangi dumanda zikir etmektesin de böyle gölgede keskinsin ?
Hesaplayarak ilerleyemediğin gibi yaptığın planlarla yapacaklarının tutmayışı şaşırtır seni. Sadece hissettiğin şaşkınlık duygusu olsa amenna alışa gelen bir duruma dönmesi döndürülmesi acı bir gerçek. Hani şu söylenilen "gerçekler acıdır" dünyası galiba burası komik tezat ama gerçek.
Daha sonra ne şans ama yada şanssızlık adına bir sürü olay yaşarsın buda mı dediğin an sus artık dahası gelecek zaten artık alışmalısın. Ha şöyle de bir seçenek var ki alışmamak da senin elinde. Güçlü karakterinde yada inanç meselesi bu, doğrularının meselesi. Kendini rahatlatabildiğin kadar kendinsin ama ne zaman ki sende kendine derman olamadığın an ulan satayım dünyanın derdini bırak başkasını derdini.. kendine bulamadığın dermanını kime bulup da vereceksin.
İşte acı bir gerçektir ki hayat senden bencillik ister. Acı gerçekki hayat senden masumiyetini ister. Hayır isyanın bir karı olduğuna da inanmadım zaten hiç ki bu hala böyle sadece zamana bırak bakalım su akıp yolunu bulacaktır elbet.
Daha sonra ne şans ama yada şanssızlık adına bir sürü olay yaşarsın buda mı dediğin an sus artık dahası gelecek zaten artık alışmalısın. Ha şöyle de bir seçenek var ki alışmamak da senin elinde. Güçlü karakterinde yada inanç meselesi bu, doğrularının meselesi. Kendini rahatlatabildiğin kadar kendinsin ama ne zaman ki sende kendine derman olamadığın an ulan satayım dünyanın derdini bırak başkasını derdini.. kendine bulamadığın dermanını kime bulup da vereceksin.
İşte acı bir gerçektir ki hayat senden bencillik ister. Acı gerçekki hayat senden masumiyetini ister. Hayır isyanın bir karı olduğuna da inanmadım zaten hiç ki bu hala böyle sadece zamana bırak bakalım su akıp yolunu bulacaktır elbet.
8 Ekim 2017 Pazar
Benzettim Gibi
Derin bir nefes alırmış gibi.
Onu hiç ulaşamayan hücrelerine götürürcesine derin bir nefes.
Bir dine mensupmuş ama nefsine hakim olamamış gibi.
Yazdıkları aslında sürekli kısır döngü içinde ama yine de yeniden doğacakmış gibi.
Hiç haberi de yokmuş gibi.
Bir gizemi bin bilinene değişmeyecek yine de ondan güç alacak gibi.
Alacaklı gibi.
Kaçak gibi.
Ve korkak gibi.. 😀
Onu hiç ulaşamayan hücrelerine götürürcesine derin bir nefes.
Bir dine mensupmuş ama nefsine hakim olamamış gibi.
Yazdıkları aslında sürekli kısır döngü içinde ama yine de yeniden doğacakmış gibi.
Hiç haberi de yokmuş gibi.
Bir gizemi bin bilinene değişmeyecek yine de ondan güç alacak gibi.
Alacaklı gibi.
Kaçak gibi.
Ve korkak gibi.. 😀
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)