28 Haziran 2016 Salı

Milena'ya Mektuplar 1



'' Bu işte de öteki işlerde de şunu anladım: Erkekler daha çok acı çekiyor... Şöyle de diyebiliriz: Bu işlerde erkeklerin daha az karşı koyma güçleri var. Oysa kadınlar, suçları olmadan acı çekerler. 'Ellerinde olmadan' değildir bu acı çekiş, gerçekten çekerler acıyı ama bu da sonun da yine 'elinde olmadan' a varır belki kim bilir ? '' 
                                                                                                                                        Franz.
        Nedendir hiç anlayamazdım umutsuz insanları. Umutsuzluğa umut bağlayanları bu kitabı okuyana dek.. Ama arada çok önemli bir fark var ki şimdi ki zamanın aşklarıyla kıyaslanamayacak kadar masum bir gerçek Franz Kafka aşkı. Kıyaslanamayacak kadar umutsuz, iç dünyasıyla dehşet bir kavgası olan bir karakter. Ama bir yerler de, çok uzak veya yakın bir yerler de iç dünyasıyla savaş vermiş olan insanlar, insan, sen, ben.. 
                                                                         ______


'' Kişiyi mutluluk öldürebilirse, benim çoktan ölmem gerekirdi ama, ya benim gibi ölüm yargısına uğramış biri, mutluluktan ötürü kurtulabilirse ölmekten ? Öyleyse yaşayacağım demektir. ''
                                                                                                                                       Kafka.
      Çoktan ölmem gerekirdi ki mutluluktan mı tartışılır bir konu. Çoktan ölmem gerekirdi ki umutsuzluktan mı tartışılır olay. Çoktan ölmem gerekirdi ki ölüm yargım sessizlikse eğer, susmaksa eğer, korkmak kaçmaksa eğer yaşarken ölüyüm o zaman. Günün kısır döngüsü gibi, gece gündüz gibi, UYKU gibi...

                                                                          ______

'' Senden ayrı oldukça korkunun dibindeyim, ona boyun eğiyorum, istediğinden daha çoğunu veriyorum, hem de hiç zorlanmadan, sevinçle kaptırmışım kendimi korkuya, onda tüketiyorum kendimi. ''
                                                                                                                                         Franz    
       Kendinden bir parça buldun mu bu cümlelerden ? Bir yakınlık hissettin mi kelimelere karşı ?
Yada tanıdık geldi mi bu girdap 'KORKU', 'YALNIZLIK' ? Franz gibi olamayız asla, çünkü biz kendi dünyamız da başlı başına bir hayatız aslında . 

                                                                          ______

'' Bu kopan, durmadan ormana gözdağı veren fırtınaydı, ama iyiydi durumumuz. Başka türlü olmayacağına göre, elden ne gelir ? Yine bu göz dağların altında sürdürelim yaşamımızı. ''
                                                                                                                                          Kafka. 
          İyi miydi durum tartışılır. Zamanla uzaklaşmalara alışmış hayatlar... Zamanla mesafelere mesafe eklenmesi.. Zamanla yitip gitmesi. Durum fırtına, durum yıkım, durum başka türlü bir şey: Bilinmezlik, sessizlik.
         

18 Haziran 2016 Cumartesi

Bu Bir Yolculuk Olsun

Bu bir yolculuk olsun..

Kapat gözlerini. Ve düşün ne istiyorum de kendine, şuan nerede olmak istediğini fısılda yavaşça gönlüne. Bir gün batımın da, bir gecenin ay ışığında, bir denizin maviliğinde, bir gezide, bir partide, bir kitabın sayfasında.. Bir çift gözde, aşk dolu bir kalpte, bir dostun omzunda, en değerli ailenin yanında...

Milyonlarca insanın milyonlarca kendi dünyasın da hayalleri vardır.  Bu hayallerin gerçekleşip gerçekleşmemesi değil de bu hayalleri kuracak vakitlerinin var olması, oturup düşünecek kadar zamanı olması daha önemlidir her zaman.. Evet belki olmayacak hayallerin vardır ama adı üstünde hayaldir,düştür bunlar. Neden olmasını bekler ki insan,  bu daha üzücü olmaz mı kendi için ? Olmayacak düşleri kur, olmayacak şeyleri hayal et illa gerçek olması mı gerekir bazı şeylerin seni mutlu etmesi için.

Mesela kendi dünyanda kendi gerçeklerini kur hayal başlığı altın da. Bir gece yakamozuna şahit ol. Saatlerce izle saatlerce düşün yada hiç düşünme hatta hiçbir şey düşünme. Kafan nasıl rahatsa o ruh haline bürün. Bir kere müziğin kesinlikle yanın da olmalı ve yine o da ruh haline hitap etmeli mutlaka. 

Veya bir parti de ol. En eğlenceli vakitlerinin olduğunu düşün zamanla hissettirecektir düşüncelerin sana. Unutma ki o dakikalar sana bir daha verilmeyecek. Zaman tutamayacağın kadar hızlı, yaşayamayacak kadar ani ama unutamayacak kadar yavaş her zaman. Pişmanlık da unutulmayacaklara dahildir bu hayatta. Düşünme insanların ne dediğini, umurun da olmasın öyle fazla, eğer eğlenmek istiyorsan zirve de yaşa bu hissi. Senden başka yok bu dünyada.

En özgür olduğumuz mekandır hayal dünyamız. En derin sularda yüzebilecek kadar cesaretli oluruz, en korkusuz olabilecek kadar yürekli oluruz, sevmenin en masum hali, ağlamaktan utanmayacak kadar güçsüz.. Sonsuz oluruz.. 

Ya da aşk dolu bir kalp hayal et. Bak işte bunu hayal et düş kur ama gerçek olması  için değil, o an onu düşünmek istediğin için. O an mutlu olduğun için .. Belki hikayen hüzünle doludur o zaman ağla hıçkırıklarla ağla düşlerinde, burası senin dünyan senden başkası yok burada. 

Diğer bir düş, al çantanı çık yolculuğa kendi iç dünyana.. De kendine ben şunu seviyorum, şundan nefret ediyorum, bu şey bana kendimi iyi hissettirmiyor veya şu kişi hep yanımda olsun onunla mutluyum ve milyonlarca yazamadığım cümleler.. 

Bil yani mutluluğu da sen seçebilirsin mutsuzluğu da.. Tabi bazı istisnalar da vardır, elinde olmayan sebepler vardır mutsuzluk adına, o zaman mutluluğa bir yol bir çare ara kendi dünyan da.Bir yolculuk olsun kendini tanımak uğruna. Ve kendine iyi bak bu aşama da sonuçta sana bağlı bir dünya, senden başkası kimsesi yok ki onun da. 

Değer ver düşlerine, hayallerine..