Yaşam ve hayat, olacaklar ve olanlar, hedefler ve hayaller... Her şey tek başlık altındadır aslında..
Hedef belirlemek ve ona bütün benliğinle inanmak !!
Sen dünyaya gelirken, buna karar kılınmışken seçemezsin aileni, doğduğun şehrini, ırkını. Fakat bu senin hayatına yön verebileceğin yetkisi değiştirmez hiçbir zaman. Sadece hedef belirle ve ona bağlı kal. Zaten zamanla yol gösterecektir sana.
Brian Tracy; parasal sıkıntısı olan bir ailenin çocuğu olarak gelmiş bu dünyaya ve lise hayatında çok başarılı olmadığından okul ayrılmış.
O günden sonra 6 kıta da 80'den fazla ülkede çalışmış. Dünyada ki bütün denizler de yüzmüş, dünyayı 2-3 kez dolaşmış. Akıcı olarak Fransızca, İspanyolca ve Almanca, konuşabilecek kadar da bir kaç dil öğrenmeyi başarmış.
Neden bazı insanlar daha başaralı sorusu üzerinde yıllarca çalışmış. İşletme, ekonomi, felsefe, psikoloji, din, metafizik, tarih gibi konularda 30.000 saatin üstünde çalışmış. Ve sonun da bunu cevabını bulduğunu, şuan Güney California' da, için de golf sahası olan bir evinin olduğunu ve 9 ülke de ticari girişimlerinin bulunduğunu ve başarını bu alan da dahil olduğunu kesin, net bir şekil de ' Güneşin doğudan doğup, batıdan batması' kadar gerçekçi bir öngörü olduğunu kanıtlamayı başarmış.
Yapman gereken hedefini belirlemen ve ona dair en küçük başarıyı simgelemen. Zaten bilinçaltı bunu beyne kaydedecek ve gerçek şu ki bilinçaltın seni yeni hedeflere yeni başarılara itecek. Başarıyla başarı elde edilecek görüşünü hayatını değiştiren ilk hedefiyle en büyük hikayesiyle özetlemiş Brian Tracy.
18 yaşında üç arkadaşıyla beraber dünyayı gezmeye karar vermişler ve diğer insanlardan farklı olarak Avrupa değil de Afrikayı tercih etmişler. Belki bu hikayenin en önemli noktası başlangıç olarak neden kimse Afrikayı tercih etmiyor sorusunu sormamalarıydı.
Dünyayı gezmekten bahsediyoruz gerçekten çok büyük karar ve ciddi cesaret. Ama onlar inanmışlardı ve hatta yarı yolda bırakılma ihtimaline karşın hedefe kilitlenmişlerdi. Yola koyuldukların da belli bir coğrafyayı geçtikten sonra arkadaşlarından birisi vazgeçmişti. Ve üç kişi kalmışlardı daha sonra diğer iki arkadaşı da vazgeçmeye karar vermişlerdi. Brian Tracy ise onlara vazgeçmenin bir alışkanlık olduğunu, ilk zorlukta vazgeçerseniz ve işler zorlaştığında her zaman vazgeçersiniz dedi. Ama kararlarını vermişlerdi, birikimlerini bölüştürerek onlar İngiltere giden bir gemiye binmişlerdi. Brian Tracy ise bütün kış boyunca çalışmış ağır yükler kaldırmış ve sonun da İngiltere'ye ulaşmıştı. Sonra arkadaşlarıyla tekrar buluşup tekrardan Afrika'ya gitmeye karar vermişlerdi.

Kağıtta üst tarafta Avrupa alt tarafta Afrika vardı ve arada bir sahra çölü vardı. Basit bir düşünceyle yukarıdan aşağı ineceğiz ve çölü hemen atlayıp geçeceğiz diyerek tekrar yola koyulmuşlardı. Yani fazla detaya takılmayıp resmin tamamına bakmayı tercih ederek gezi serüvenini başlatmışlardı.
Londra'ya trene binmişler ve oradan da bisikleti satın almışlardı. Aslında bisiklet alarak kimsenin bisikletle dünya turu yapmamış olması ve ünlü olabiliriz hayalleriyle büyük bir hata olması an meselesiydi ve zamanla hata olduğuna karar vermişlerdi. Çünkü bahar da Fransa da bisiklet sürmek olası bir durum değildi. Ve daha sonra aynı girişim de bulunarak bisikletleri trene yükleyerek Fransa'dan İspanya'ya geçmişlerdi ve orada bisikletleri satarak araba almışlardı.
Ve araba almakta büyük bir sorumluluk ve fazla maliyetti aslında . Sonrasın da paraları bitmişti...
Ama vazgeçmemişlerdi ve mektuplar yazarak akrabalarından, eş dostlarından para istemişlerdi.Ve bununla birlikte de Brain Track hiç kimse başarıyı tek başına yakalayamaz, hayatın zorluklarında başkalarının yardımına ihtiyaç duyulduğu öngörüsünü başarını kuralları arasına yerleştirmişti.
Her şey yoluna girmişti hava güzel heyecan dorukta. Fakat zaman sonra sorunlar tekrar tekrar kendini göstermeye başladı ve araba bozulmuştu. Yine tekrar paraya ihtiyaçları vardı tamir ettirmek için, erzak için... Ama yine de devam etmişlerdi. Ve artık Sahra'nın hattına son 1000 sene de çok az değişmiş dünyaya girmişlerdi. Arada sırada yol kenarlarında ki köy yerlileriyle konuşuyorlardı ve köylülerden birisi nereye gittiklerini sorunca Sahrayı geçip Afrika'ya gideceklerini söylemişlerdi. Köylünün ilk söylediği kelime 'Ölürsünüz' olmuştu. Ve artık bu kelimeyi gittiğimiz bütün her yerde düzenli olarak duymaya başlamışlardı. Diğer köyde mola veriyorlar ve köylüler 'Bunlar sahrada ölecek olan gençler' diye tanıtmaya başlamışlardı. Ne acınası korkunç bir durum. Ve bir o kadar da komik.. Bunları söyleyenler bildiğiniz Araplardan değillerdi , Bedevilerdi çöl insanlarıydı. 1000 yıldır çölde yaşayan kabilelerdi.
İşte tekrar Brian Tracy bundan bir ders çıkardığını, hayatında sıra dışı bir şey yapmaya kalkıştığın da, insanlar yapamayacağını, paranı kaybedeceğini, çölde öleceğini söylemek için sıraya gireceklerini söylemişti. Daha bilgilileri bile sizi caydırmaya çalışacak ve kayda değer bir şey başarmak için bu insanların üzerine çıkmak, onları umursamayıp ne olursa olsun hedefinizin peşinden gitmek için kendinizi eğitmelisiniz demişti.
Ve artık çok ciddi bir durumla karşı karşıyaydılar. 20- 21 yaşlarında gençler, yorgun halsiz parasızlardı ve Sahranın kıyısında ki bir köydelerdi.
Artık neden yola çıktıklarını bile unutmuşlardı sadece hedefleri vardı ve amaçları ona ulaşmaktı. Her umutsuz durumların da bir şiİri okuyarak birbirlerine destek verirlerdi. Robert W. Service 1. Dünya savaşında kullandığı ambulans da yaralı askerleri neşelendirmek için yazdığı Devam Et şiiri..
Her şey düzgünken savaşmak kolaydır.
Zafer yakınken sevinmek kolaydır.
Ama her şey tersken her şey bambaşkadır.
İliklerin de hissedersin ölümlülüğü umutların tükenmişken.
Devam et devam et henüz başlamadın şovuna
Ölüm görünüyor, hala nefes alırken devam et.
Tam 800.000 kilometrelik yol. Son 20 yılda 13.000 den fazla insanın bu yolda Tenezrouf'ta yok olduğunu öğrenmişlerdi. 42 araç çölde bozulmuş ve içinden çıkan tek bir insan görülmemişti. Çölün sıcaklığı öğlen 60 derece ve maruz kalan kişi 20 dakikadan az bir süre içinde sıvı kaybından ölebilir ve kişi günlük 4 litre su taşıması gerekiyordu. Artık çölde sorunlar başlamıştı gündüz sıcaklığı çok olup yolculuklarına gece devam etmeleri gerekti sonra rüzgar, kum bunlar başlı başına büyük sıkıntılar yaratmıştı üstelik bu kadar uzun bir yolu yanın da bulundurdukları suya göre ayarlamalıydılar ve sorunlar üst üste gelince su yeterliliği ve yol uzunluğu birbiriyle uyuşmamaya başlamıştı. Ama hızlı olmaya başladılar.
Yaşam savaşında mücadele için de
Savaşmak kazanırken kolaydır.
Mağlubiyeti ve yenilgiyi neşeyle karşılayan insan seçilmişti
Devam et devam et göster korkak olmadığını
Şanssız olsan da zayıf olmadığını
Çölde izleri takip edersiniz gündüzleri kaybolmazsınız fakat geceleri izi kaybederseniz bir daha bulamazsınız ve bir çok kişi bu şekilde ölmüştü. İzler 50 kilometre aralıklarla varillerden ibaretti. Ve yine Brian Tracy hedef adım adım gidilmesi kuralını söylemişti. Sonra sıcaklık, susuzluk yormuştu ama artık bu yolculuğun bitmesi gerekiyordu. Çölde ölmeye yaklaşmışlardı. Ama çaresizlik cesaretle sonuçlanmıştı.
Arzuladığınız herhangi bir şeyde karşınıza çıkan zorlular için uygulayabileceğniz 7 kural !!
Kural 1: Büyük başarının kilit noktası hedefinize karar verir harekete geçmek.
Kural 2: Hedefinize doğru yola çıktıktan sonra asla başarısızlık ihtimalini düşünmeyin.
Kural 3: Dünyanın en büyük hedefi bile başarılabilir yeter ki adım adım gidin.
Kural 4: Muhaliflere dikkat edin çevrenizdeki negatif insanlar size başarısız olacağınız söyleyecekler. Siz pozitif insanlarla olun, kazananlarla..
Kural 5: Engelleri ve zorlukları, başarı merdivenindeki değerli ve kaçınılmaz basamaklar olarak kabul edin. Unutmayın ki zorluklar engellemek için değil öğretmek için varlar.
Kural 6: Hedefiniz net olsun ama ona ulaşma konusunda esnek olun. Değişmeye ve yeni bir şey denemeye açık olun.
Kural 7: Hiç kimse yalnız başaramaz. O yüzden başkalarından yardım istemekten korkmayın. Bu güç, karakter, cesaret göstergesidir. Ve başkalarına vermekten çekinmeyiniz. Bu şefkatin, merhametin ve kişisel yüceliğin göstergesidir.
Ve herkesin geçmesi gereken bir Sahrası vardır. Belki de birden fazla..
Hayatın bize getirdiklerini ancak cesaretle ve karalılıkla karşılarsak yıldızlara doğru emin adımlarla ilerleyebiliriz.
Bazıları vardır kuşku çöllerinde dolanır.
Ve bazıları olumsuzluklarla yuvarlanır. Bazıları vardır inanmaya sığınır.
Ama çalışmak zevkle elinden gelenin en iyisiyle.
İnan görenine ve hayatı karşıla neşeyle.
Devam etmeye niyet ederseniz yaratılmış olduğunuz yücelik için sizi durduracak hiçbir şey kalmaz.