30 Kasım 2017 Perşembe

Koskocaman yalanlarla dolu insanlar var.
Etrafında sahte saçma fikirler..
Ee peki ne kadar önemli senin hayatında?
Ne katmışlar o insanlar sana? 
Ne götürmüşler senin benliğinden?
Bunu buraya yazıyor olmam belli ki bende bir iz bırakmışlar. 
Hani en azından cümlelere döküyor olmam.
Aslında önceden olsa bunu canım acıyor, zorlanıyorum cümleleri ile dökerdim buraya. Ama şimdi ise öyle değil. Bu yüzden buda farklı olan yanımı keşfetmiş bir mürekkebimin farklı rengi. Renkli mürekkepler var mıdır hani bildiğin renk renk cıvıl cıvıl. Siyahdan maviden başka.  Yoksa da artık benim yazın dünyamda var bunu biliyorum. Artık umursamazlık seviyemin en renkli gerçeklerinden yazıyorum. Ben artık kendimi aradığım yollarda mutlu buluyorum. Hani evet yaptığım hiç birşeyi tam muhteşem ve mükemmel bilmiyorum. Zaten ağır olan o çok şey var ama hepsi yarım çok yarım yamalak. Önceden rahatsız olup karalar bağlarken artık bilgiyi aramaya koyuluyorum. Arıyorum neyi bilmiyorsam bilmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Farklı özgünlüğüm ise pes etmiyorum. Güçlüyüm. Güçsüz yanlarımı inkar edemem zaten. Etmem. Ama ben 21  yaşında kendi arayışımda kah kaybolup kah bulunuyorum. Seviyorum yoğunluğumu yorgunluğumu evet ihtiyacım olan bu ama bu benim doğam en büyüğü de artık bunu inkar etmiyorum. Artık?
Bakın yol öyle uzun ama zaman öyle kısa ki olduğun benliğinle  istediğin benlik arasında arafda, bilinmezlik de, kaybolmuşlukta kalmamak için en büyük önem farkında olmak. Farkındalık?
Soru sormaya korktuğum zamanlarım vardı benim.
Cevaplarını bulamayacağımı düşünmekten korkularımla yüzleşememek. Pişmanlık kavramı vardı. Hayatımın kritik noktalarında. Ama şunu farkettim ki hataysa senin hatan! Seçiminse senin seçimin. Bırak bu sensin. Sen ilk önce kendini pişmanlık kavramına uzak tuttuğun zaman inanmaya başlarsın. Kendine inanmaya, kendini sevmeye. Ben biliyorum ki, ki zaten sizinde bildiğiniz bir şey mutsuzlukları var çoğu insanın. Çoğu insan yaşadığı hayattan zevk alamaz halde. Ama hayatın sana verdiği kavramlarla kaçınılmaz bir mutluluk elde ettiğin zamanları unutup nankörlük yapma. Ne hayatına ne de kendine
İyi geceler 🙋 :)

2 Kasım 2017 Perşembe

    Söndür bütün ışıkları. Şimdi karanlığa bak ve orada kendini ara. Bulmaya çalış nerede olduğunu, nasıl bir halde olduğunu, en son nasıl bir tavır sergilediğini ve üzerindeki giysilerinin rengini zihnin de canlandır. Bir müddet düşün. Daha sonra saptığın düşüncelere, zihninin kaydığı zamana git ve gel. Ve artık ışıkları aç.

    Her şey iki parmaklarına bakıyor ve sadece yapman gereken biraz farkındalık. Yaptığım hatalar için elimden geldiğince özür dilemek hep benim fıtratımda vardı. Bilmeden yaptıklarımda ise hissedebildiğim kadar yine özür yüklü anlamlarla yaklaştım insanlara.. Hiç hissedemediğim ve kırdığım insanlardan özür dilerim. Ama sonrası şu ki bazen hissedememenin getirdiği şaşırtıcı cümleler varmış hayatta. Her geçen gün ise ilmek ilmek işleniyormuş ama haberim yok, bu denli yoğun olduğuna hislerim bile kapalıymış meğer.. Sonra dönüp baktığımda gidenin zaman olduğu götürülenin de ben olduğumu gördüm. Zaman giderken, hızlı olmasına sebep olan insanlara olan uğraşımın toz olduğunu.. Ne bileyim bu da böyle bir geceden anı hissi. Kırgınım evet en büyüğü ise sustum.
     Şöyle ki güzel olan bir şeyden de bahsedeyim. Hayatım da içinde bulunduğum bilmediğim çoğu alanda çok savaştım. Kolayca pes etmedim, kendimden ruhumdan vazgeçtim ama adımlarımı bir kez olsun geri çekmedim. Bazen nefret ettim, bazen hiç dinlenmedim ama en çok sorguladım!
Şimdi ise..
     Verdiğim hiç bir savaştan pişman değilim. Enkaz diye adlandırdığım çok zamanım oldu ama hepsine değdi. Mutluyum çünkü emeklerinin sabrı sonun da mutluluk varmış. En büyüğü de, tüm güvenle sabrettiğim sabrın bile kıymeti, karşılığı varmış. Bak arkadaş yorul, mahvol en kötü anın, en rezil bir dönemin dahi olsa çıkma gitme kendinden. Vazgeçme. En azından bir kez dene. Yani yenilmeyi de göze almalısın. Sonun da ölüm olan tek şey yaşam. Ve şu yaşamın ikinci beklentisi senden cesaret. Ve emin ol herkesin içinde bir yerlerde deli bir cesareti vardır. Yürüdüğün sokaktaki binanın, birden ziline basıp kaçma hissine kapılıp yaptığın gibi..

    Bu gece biraz günlük havası sezdim kendimde :D Var olan güzel anılara ve gelecek günlerin güzel- kötü olsa bile güneşin doğacağı sabrına..
İyi geceler :)))