3 Eylül 2015 Perşembe

İnsanlığa Veya İnsanlık Adı Altında İnsafsızlığa Yenik Düşen Galip!!

                  Din, dil, ırk ayırt etmiyor malesef  ama ancak bu kadar acı olabilirdi ölüm !! Ve ancak bu kadar sebepsizce gözlerini kapatabilirdi hayata..
Her şeyden habersizce sadece yaşamda sürüklenmek, yeni yaşam uğruna, daha iyi imkanlar uğruna fedakarlıklar ancak bu kadar kötü sonuçlanabilirdi. Ve fedakar olmak zorundalığı çok acımazsızcaydı hatta en acımasızcasıydı ki bu şekilde bir kez daha anlaşılmıştı, bir kez daha kanaat getirilmişti insanlığın son bulduğuna. 
                 Yenik düşmüştü hayata, yüzünü kapatmıştı gözleri gibi kuma ve en kötüsü de gelen dalgadan hiç bir ürperti hissetmeyecek adar soğuktu çocuk; İnsanların vicdanı, siyasetin ahlakı ve savaşların gaddarlığı gibi..
               
 En acısı da geri getirmenin ne kadar imkansız olduğunun yeniden bir canın gitmesine engel olamayacak kadar imkansız oluşuydu. 
                 Nasıl olabilir de yürekler bu kadar soğuk olabilir bunlara anlam veremezken sorgulamak bile vicdan azabı verir bana çünkü o minik artık yok .. Ve adının anlamını taşımak için çok küçüktü savaşlar ortasın da, kana susayan insanlar ortasında ancak bu kadar Galip gelebilmişti sanırım..
O zaten bir meleğin beden bulmuş haliydi bu hayatta, bu küçük yaşında dünyadan ve bu şeytani zevklerden ancak bu kadar acımasızca sıyrılabilmişti..
                Söylenecek çok şey var karalanacak çok yazı bilsem ki bu acı olayların sonu olacak  bu hiç susmaz dilim ve hiç bitmez kalemimin mürekkebi...