Bir zamanın düzeniyse bu güneşin bir yörüngesinden yazıyorum bu satırları.
Bir yörüngedeysem eger farkında degilim ama dönüyorum..
Her seferinde başa sarmak belki büyük denge ama biliyorum ki bir aşka şahit oluyorum yine..
Öyle sahit oluyorum ki bir ateşi izlercesine.
Ve sadece yazıyorum,
Söyleyemiyorum susmak zorunda kalircasina.
Söyleyemiyorsun susmak zorunda kalircasina.
27 Mayıs 2016 Cuma
14 Mayıs 2016 Cumartesi
Mutluluk Uzaklarda mı .. ?
Mutluluk nedir diye sordum bu kez kendime ?
Nedir mutlu olmak, mutlu olduğunu sanmak veya mutlu olmak istemek..
Aslın da ilk önce sorduğum soru ''Ben ne istiyorum bu hayattan? ''... Yıllar sonra geri dönüp baktğım zaman nasıl bir tablo çizmişim, nasıl bir yol seçmişim dediğim de iyi ki de seçmişim diyerek cevaplamak istediğimi yazıyorum. İyi ki de bu tablo da bu renkleri kullanmışım demek. Sonra sorduğum soru için de sorular çıkıyor karşıma.
Mesela ''Mutluluk Nedir? '' .
Evet yine söylüyorum ve yine yazıyorum hayat herkese adil değil. Herkesin yaşadığı dert sıkıntı aynı değil. Belki benzerdir belki olaylar çok yakındır ama derdi yaşayan insan farklı olduğundan ötürü derdi taşıma kapasitesi çok farklıdır her zaman. Sonra bakıyorsun insanlara farkındasın bir derdi var bu insanın diyorsun peki çare arıyor musun diye sor ona. Soruyorum; belki yapabileceği bütün çarelere başvurmuş ve yine de sonuç alamamış görüyorsun. Ve sen de çaresiz kalıyorsun karşında ki insanın derdine derman bulamadığında da.
Ama bir yerden sonra bilmen gerek ki hiç bir şey sebepsiz değil. Hiç bir dert, hiç bir sıkıntı tesadüf değil. İşte sen bunun farkın da olup onunla başa çıkabildiğin zaman mutlusun. Bu kavramı o zaman tanımlayabiliyorsun. Derdine çare bulamıyorsun ama bu derdi boşuna yaşamadığının bilincinde oluyorsun ve bilmen gerek her şey geçiyor bu hayatta. Bitmez dediğin yol bitiyor, geçmez dediğin zaman geçiyor, asla unutmam dediğin olay aklına bile gelmiyor.Sadece ama sadece çaresiz diye adlandırabileceğim en büyük derttir ölüm..
İnan ki hayat çok kısa, ölüm çok ani ve çok anlık. Vaktini bilmiyorsun bu yüzden yapmak istediğin her şeyi yap.
İnsanları sev mesela onlar da Allah'ın tecellisi vardır unutma. İnsanları anlamaya çalış derdine çare bul yardım et mesela yani bunlar beni mutlu eder. Kendini tanı, nelerden mutlusun bil ve hayata geçir. Kendini tanıdığın zaman yapabileceklerini gördüğün zaman mutlusun. Fakat olumlu ol hayata karşı.
Aşık ol mesela kalbin hızlıca çarpsın gördüğün zaman gözlerin gülsün, ona hissettir sevgini. Öyle hissettir ki farkın da olmadan sen de oda mutlu olun..
Dile dökülmemiş olsun mesela.. Ama gözler! Onlar emin ol ki binlerce sözlere bedel.
Ve huzurlu olan çoğu yer bir insanı mutlu eder. Bir deniz kenarı, bir kitap sayfası, bir kulaklık, veya bir çift göz.. Bil nerede huzurluyum nerede mutluyum bil ve seç onları. Yani mutsuz olmak için sebep çok fakat bir küçük mutluluk nerede onu bul ve bırakma..
Mutluluk farkındalıktır biraz da bu hayatta, bilincin de olmaktır her şeyin gelip geçeceğinin. En az nasıl hasarla kurtulabilirsin bunu düşün. Evet gelir geçer diyorum. Sanki çok basitmiş gibi. Geçer ama nasıl geçer .. Neler alır götürür senden .. İşte bunları düşün enkazı en az seviyeye indirmeye çalış inan sana yararı olacaktır. Bil ki mutluluk biraz da kendine hükmetmektedir bu süreçte.
İyi hisset iyi düşün ve inan Mutluluk için de, uzaklarda değil.
Belki çok yakın da belki de çok yakının da...
Nedir mutlu olmak, mutlu olduğunu sanmak veya mutlu olmak istemek..
Aslın da ilk önce sorduğum soru ''Ben ne istiyorum bu hayattan? ''... Yıllar sonra geri dönüp baktğım zaman nasıl bir tablo çizmişim, nasıl bir yol seçmişim dediğim de iyi ki de seçmişim diyerek cevaplamak istediğimi yazıyorum. İyi ki de bu tablo da bu renkleri kullanmışım demek. Sonra sorduğum soru için de sorular çıkıyor karşıma.
Mesela ''Mutluluk Nedir? '' .
Evet yine söylüyorum ve yine yazıyorum hayat herkese adil değil. Herkesin yaşadığı dert sıkıntı aynı değil. Belki benzerdir belki olaylar çok yakındır ama derdi yaşayan insan farklı olduğundan ötürü derdi taşıma kapasitesi çok farklıdır her zaman. Sonra bakıyorsun insanlara farkındasın bir derdi var bu insanın diyorsun peki çare arıyor musun diye sor ona. Soruyorum; belki yapabileceği bütün çarelere başvurmuş ve yine de sonuç alamamış görüyorsun. Ve sen de çaresiz kalıyorsun karşında ki insanın derdine derman bulamadığında da.
Ama bir yerden sonra bilmen gerek ki hiç bir şey sebepsiz değil. Hiç bir dert, hiç bir sıkıntı tesadüf değil. İşte sen bunun farkın da olup onunla başa çıkabildiğin zaman mutlusun. Bu kavramı o zaman tanımlayabiliyorsun. Derdine çare bulamıyorsun ama bu derdi boşuna yaşamadığının bilincinde oluyorsun ve bilmen gerek her şey geçiyor bu hayatta. Bitmez dediğin yol bitiyor, geçmez dediğin zaman geçiyor, asla unutmam dediğin olay aklına bile gelmiyor.Sadece ama sadece çaresiz diye adlandırabileceğim en büyük derttir ölüm..
İnan ki hayat çok kısa, ölüm çok ani ve çok anlık. Vaktini bilmiyorsun bu yüzden yapmak istediğin her şeyi yap.
İnsanları sev mesela onlar da Allah'ın tecellisi vardır unutma. İnsanları anlamaya çalış derdine çare bul yardım et mesela yani bunlar beni mutlu eder. Kendini tanı, nelerden mutlusun bil ve hayata geçir. Kendini tanıdığın zaman yapabileceklerini gördüğün zaman mutlusun. Fakat olumlu ol hayata karşı.
Aşık ol mesela kalbin hızlıca çarpsın gördüğün zaman gözlerin gülsün, ona hissettir sevgini. Öyle hissettir ki farkın da olmadan sen de oda mutlu olun..
Dile dökülmemiş olsun mesela.. Ama gözler! Onlar emin ol ki binlerce sözlere bedel.
Ve huzurlu olan çoğu yer bir insanı mutlu eder. Bir deniz kenarı, bir kitap sayfası, bir kulaklık, veya bir çift göz.. Bil nerede huzurluyum nerede mutluyum bil ve seç onları. Yani mutsuz olmak için sebep çok fakat bir küçük mutluluk nerede onu bul ve bırakma..
Mutluluk farkındalıktır biraz da bu hayatta, bilincin de olmaktır her şeyin gelip geçeceğinin. En az nasıl hasarla kurtulabilirsin bunu düşün. Evet gelir geçer diyorum. Sanki çok basitmiş gibi. Geçer ama nasıl geçer .. Neler alır götürür senden .. İşte bunları düşün enkazı en az seviyeye indirmeye çalış inan sana yararı olacaktır. Bil ki mutluluk biraz da kendine hükmetmektedir bu süreçte.
İyi hisset iyi düşün ve inan Mutluluk için de, uzaklarda değil.
Belki çok yakın da belki de çok yakının da...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)