11 Mart 2018 Pazar

Kendimle 5 çayı muhabbeti 😄

İnsanlar yaratılmış en yüce varlıklar ama kavgaları kırmaları yormaları nedendir.
Bir demlik ya da bir şekerle değil ki düşünebilen hissedebilen bir varlık diyoruz. Nedeni nedir bu kadar hırpalamanın. 

Ben bu savaşlarımı vereli oldu bayağı.. Öyle ki çok şükür deyip geriye bakabiliyorum. Bakma sen sancılı büyümenin güzelliğini o an anlamazsın anlayamazsın zaten eğer ki anlarsan o senin sancın değil o diğerlerini emri olur üzerine. Güzelliği sonra ki her doğan sıkıntıda ben bu sancıyı acıya acıya kahkaha ata ata bildim diyip sadece izliyorsun. Gülüyorsun ve izlediklerin bir anda aynayı sana çevirince kendini seyrediyorsun.
Seyrettim. 
Sancılarımın ardından kendimi seyrettim ve çok güzeldim, inan ki bunu ben hiç söylemeye cesaret edemezdim. İzledim kendimi sevdim, izledim insanlarımı sevdim ve izledim.
Kendi olgularım neyse onları öğrendim, sınırlarımın sunduğu özgürlük varya ışte bu paha biçilemez bir mükafat kendim bunu bildim ve insanlara bunu öğretim. Şimdi 100 yıl yaşasamda bilirim istediği gibi olmaz insan bence olamaz zaten. Ama 100 yıla kalmak hiç istemem bu da bir gerçek.  
Toparlamak gerekirse ben büyüyorum. Büyümek bazen kötü ama bazen de kendimi öğreniyorum ve bu güzel birşey bunu hissediyorum.
Saygı diyorum. Insanlara aradığım en önemli özelliği bu cümleye kilitliyorum. 
Bu bir eksiklik ama artık onlara üzülmüyorum çünkü...


Sadece şunu cevabını arıyorum şimdilerde..
Bir insana olan düşünceni içine atarak mı daha sahte olunur yoksa arkasından konuşup yüzüne gülerek mi ? 
Bu aralar sahtelik biraz bunu sorguluyorum.


Ve şuan yazabilecek fırsatım ve özgürlüklerim var ki buna çok şükür..


Mutlu huzurlu umutlu pazarlar olsun 🙋😉

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder