Bir türlü yazmaya ikna edemediğim kalemim şimdi şuan ani bir hevesle yazmak istedi, karalamak istedi bir şeyler..
MABEL ESİNTİSİ..
''Bak soğuyor hecemin altında ki bu dil ve hiç bir kere çıkılmamış gibi düştü bu yol.''
Belki de ilham olan şarkı bu geceye.. Bu satırlara.. Zaman diyorum ne kadar büyük bir kavram. Kimine ilaç kimine yara oldu, kimine dost kimine düşman oldu, kimi zamanla barıştı kimi zamanla daha da ayrıldı ve kimi daha da bağlandı bir şeylere kimi ise tamamen kopardı bir şeyleri.
Ve zaman nedir diye sorarken buluyorum kendimi. Nedir ? Zaman hep aynı mıdır veya ? İnsanlar farklı, geceleri hayaller farklı, sabahları umutlar farklı güneş doğudan doğarken bile yörüngeler farklı aslında zaman da aynı değil çünkü insanlara etkisi çok farklı.
Zaman sendir; senin karakterindir, dayanabilme gücüdür, vazgeçebilme yeteneğidir. Zaman aşktır, zaman yoldur, inanmaktır, güvenmektir, yıkılmak ve yanmaktır... Diyorum ya zaman sendir senin yaptıklarının aynasıdır veya yapamadıklarının arka yüzü. Hedeflerin için merdiven basamaklarıdır.
Yada hayırlısının olması için beklediğin saat saniye birimidir.
Ben hayırlısının olması için beklediğim, harcadığım ve geçirdiğim saat saniyeler olarak tercih ediyorum zamanı. Yani tercih etmişim zaten şu son bir yıl içerinde . Ve ben bu zamanı hayırlısı diye seçerken de, zamanı diğer sığdırdığım kavramları yaşamıştım. Yani farklı hayallerle uyudum yeni umutlarla uyandım . Yol misali koştum, hedef misalli tırmandım aşk misali yandım. Ama zamanın da bana verdiği en büyük hediye de tamamen her şeyi kopardım, kördüğümleri çözdüm, bütün kapılarımı kapattım ve her şeyi sildim toz misali üfledim.
'' Kendimi kopardım bu aşk değil''
Şimdi kapı arkasın da hiç beklemediğim bir güneş doğdu.. Yeni hayaller yeni mutluluklar .. Yeni acılara yer yok artık en azından seçebilme imkanlarımın olduğu konularda. Artık yollar tamamen ayrıldı belki başın da istediğim bu değildi ama mahkum kalınca çok da güzel inandım yol ayrımının en güzeli olacağına.. Ve inanmaktı zaman, bense inanılmaya mahkum bırakılmıştım..
'' Kendimi kopardım bu aşk değil''..
'' Kayboldum kayboldu içimden o sesler. ''
31 Temmuz 2015 Cuma
17 Temmuz 2015 Cuma
Ramazan Bayramı
Ne güzel bir tevafuk ki Cuma ile Ramazan Bayramı aynı gün :)
Her geçen gün biraz daha yozlaşmışken Ramazan Bayramı insanlara eski günlerin güzelliğini hatırlatır gelecekte eski günler diye.. Her geçen sene bir nesil daha bu bayramlara katılır giden büyüklerimizin yerine ..
Ve bugünler de sevinmek, mutlu olmak, huzuru hissetmek ve hissettirmek gerekir.
Hazret-i Ebu Bekir, kızı Aişe validemizin evine gidince, iki cariyenin tef çalıp oynadığını görmüş. Ensar-ı Kiramın kahramanlıklarını övüyor destan söylüyorlarmış Hazret-i Ebu Bekir Rasulüllahın evinde böyle şeylerin yapılmasının uygun olmayacağını bildirerek onların susmasını söylemiş. Peygamber efendimiz hazreti Ebu Bekir'e ''Onlara mani olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır. Bayram sevinç günleridir.'' diye buyurmuştur.
Ve yine çok şükür bu günlere. Bir gülüş savur gökyüzüne eski zamanlardan samimiyet getirsin, öyle içten olsun ki başkalarını gülümsetebilmeye sebebiyet versin.
Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun... :)
11 Temmuz 2015 Cumartesi
Bir Şarkı Esti Bu Gece
Gece ne kadar muazzam bir manzara... Tek bir şarkı yeter bazen yalnızlığına dost olabilmesi için. Karanlıkta parlayan küçük umutlar gibi yıldızlar eşlik eder şarkının tınısına. Gözlerinle sadece minik olduğunu görürsün ama anlamlar yüklersin kendince umut misali yıldızlara.. İşte o an anlarsın ki görmek değil sadece manzaraya bakmak; onu anlayabilmek onu hissedebilmektir ancak. Hiç düşündünüz mü bu kadar büyük olan bir cismin insan nazarın da bu kadar küçük görünebilmesini ? Ne garip bir hikmet ! Ben düşündüm aslın da, belki de ihtişamınıı koruyabilmek için bu kadar mesafelidirler gerçek sandığımız bu dünyaya yada kendimizce yaptığımız yorumlara sadık kalıp umut ışığı olabilmek için.
Ve gecenin güneşi Ay! Kamer!
Hep insanlar '' Belki aynı yıldıza takılır gözlerimiz'' derler .. Nedendir ki Ay' ı görmezden gelirler ? Oysa ki o kadar gizemlidir ki baktığın zaman hem hüznü hem huzuru görürsün yüzün de. Peki görmediğin yönüne ne dersin ? İki yüzlü, kim bilir hangi maskesi vardır mı dersin insanoğlu ? Ve yine bence gecenin manzarasına sebeptir Ay. Gizemli oluşu bakışları toplar üzerine, mesafesi soğukluk katar ama bu kadar üşümeye rağmen o kadar ihtişamlıdır ki alamazsın gözlerini. Çünkü hüzünlüsündür sen huzuru ararsın onda, çünkü gizemin vardır senin de bilmediğin en derin de en için de. Tanımadığın yüzün vardır, onu görmek istersin ve onun bu yüzünü gizlemesine imrenerek bakar aynısını sen de yansıtmasını dilersin ve yine sanırım çok şey istersin, dağılır gidersin iki satır yazarken bile toparlayamazsın yazdıklarını yarım kalsın bu sefer dersin.. çoğu şey gibi..
( Oturup yıldızlardan bakalım dünyada ki neslimize... )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


