Hüzün dolusun;
Buram buram hüzün kokuyorsun İzmit.
Işıklarına sarılıp güneşi doğursam gecelere,
Yanıp söner kalbimin kandili.
Köprüden ufuk çizgisini kessem,
Yerle göğü ayırsam,
Gemilere bir selam göndermek zor gelir işte..
Yine de teslim olsam gece koyusu sularına
Boğulmam ben bu kıyamette.
Bu kıyamete ramak kala,
Keskin gülüşlerimi dudaklarıma teslim ettim.
Sıcak ellerim güneşin soğuğuna emanetimdir.
Bütün sözlerim kendi kitaplarıma ahdım;
İz kalışına imzamdır işte.
Güler miyim ağlar mıyım arayışlarıma ?
İzlemek ile bakmak arasında ki bir nüktesin sende..
Kocaman yıllara mesken tutmuş sandık gibi kalbim.
İçini açsam gelin kızın çeyizi gibi berrak beyaz,
Kapatsam tozu dumanı taze, kırık dökük sorgularla süslü sandık gibi işte..
Karşımda ki ateş de sesim.
Rüzgarın gücü yok söndürmeye,
Ateşin hali kalmamış, dumanından selam göndermeye.
Ne selam kalmış ah be içimde.
Bir selamın kırgınlığı var işte sesimde.
Kelamı olmaz artık dilimin,
Gülmeyi öğrettiğim dudaklarımın.
Bir ağız organım var işte vücudumdan içime işleyen.
İçimden parmaklarıma dökülen izleyişlerimle..
11 Aralık 2017 Pazartesi
8 Aralık 2017 Cuma
bahşedilen zamanın değerinin, farkındalığının kollarında uyuyorum
uyanıyorum, gülümsüyor bütün parmaklarım
varlığıma şükürümün kanıtı bütün parmak izlerim
öyle güzel hüznüm var ki
öpülesi
öyle sevilesi öyle içten
sigaram var içilesi
hani dumanına katılıp tam da uçulası cinsten.
kavramların masumluğu var gözlerimde
ve bir de şarkılar var kulağımdan ruhumu okşayan.
geceler var geceler
uyuma!
soğuklar var içinde hissetmen gereken
hazlar var tatmanı istediğim
arayış mı?
hepsi zihnimden dilime
kalbimden parmaklarıma dökülesi
her soruda kendimi tanıyasım var
bir sürü sorgum var hayata
en çoğu da kendime
cevabını bulabildim mi peki ?
cevabını bulduğumda mıdır huzur?
yoksa
var olan imkansızlığı huzura çevirebilme yeteneği midir bana yeten?
yetinebilmek ?
işte büyük bir nokta bu.
kabullenirken mi mutlusun?
yoksa
kabullenebilme yeteneği midir mutluluk?
öyle açık ki aslında dünyamın renkleri
sorularımın cevabı içinde zaten
peki neden sen insanoğlu
benim mutsuz olabilecek anımı gözüme sokacak kadar gaddarsın.
bil ki artık..
gaddar olduğun kadar varsın
sadece bu noktadasın
sen o bu şu yada onlar işte..
duvarlarımın arkasında kalman yine kendimi koruma sanatım
sanatımı eleştirmek kavramını sunmuyorum sana
tebessüm ediyorum şuan
tam da şu an şu dakika da
hayatımın en önemli kavramım da anı yaşamaktayım.
büyüyorum ve büyüdükçe öğreniyorum
hayır.
hayatı değil
kendimi öğreniyorum, renklerimin pastelliğini
ve gök yüzümün hoşgörüsü
beni ben yapan duygularım
beni bana hatırlatan insanlarla dolu
sense sadece bir yıldızsın.
görmek istediğim kadar güzel
görmek istemeyeceğim kadar bulutlarla örtülüsün.
uyanıyorum, gülümsüyor bütün parmaklarım
varlığıma şükürümün kanıtı bütün parmak izlerim
öyle güzel hüznüm var ki
öpülesi
öyle sevilesi öyle içten
sigaram var içilesi
hani dumanına katılıp tam da uçulası cinsten.
kavramların masumluğu var gözlerimde
ve bir de şarkılar var kulağımdan ruhumu okşayan.
geceler var geceler
uyuma!
soğuklar var içinde hissetmen gereken
hazlar var tatmanı istediğim
arayış mı?
hepsi zihnimden dilime
kalbimden parmaklarıma dökülesi
her soruda kendimi tanıyasım var
bir sürü sorgum var hayata
en çoğu da kendime
cevabını bulabildim mi peki ?
cevabını bulduğumda mıdır huzur?
yoksa
var olan imkansızlığı huzura çevirebilme yeteneği midir bana yeten?
yetinebilmek ?
işte büyük bir nokta bu.
kabullenirken mi mutlusun?
yoksa
kabullenebilme yeteneği midir mutluluk?
öyle açık ki aslında dünyamın renkleri
sorularımın cevabı içinde zaten
peki neden sen insanoğlu
benim mutsuz olabilecek anımı gözüme sokacak kadar gaddarsın.
bil ki artık..
gaddar olduğun kadar varsın
sadece bu noktadasın
sen o bu şu yada onlar işte..
duvarlarımın arkasında kalman yine kendimi koruma sanatım
sanatımı eleştirmek kavramını sunmuyorum sana
tebessüm ediyorum şuan
tam da şu an şu dakika da
hayatımın en önemli kavramım da anı yaşamaktayım.
büyüyorum ve büyüdükçe öğreniyorum
hayır.
hayatı değil
kendimi öğreniyorum, renklerimin pastelliğini
ve gök yüzümün hoşgörüsü
beni ben yapan duygularım
beni bana hatırlatan insanlarla dolu
sense sadece bir yıldızsın.
görmek istediğim kadar güzel
görmek istemeyeceğim kadar bulutlarla örtülüsün.
bir gece kaldırımda yürürken tanıdım dostluğu
ki bir dostluktu
dosttu..
öyle bir dostluk ki
önden giden beklemeyen
arkadan gelen yetişmeyendi
ne önden giden yavaşladı
ne de yavaşlamak istedi
ne arkadan gelen hızlanıp
ona yetişmek istedi
adı yok olmuş
tozunu kaldırımda soludum işte
herkes kendi yolunda
vicdanıyla mutluydu
anlaşılan..
anlaşılan o ki
sadece adı dosttu
dostluktu...
ki bir dostluktu
dosttu..
öyle bir dostluk ki
önden giden beklemeyen
arkadan gelen yetişmeyendi
ne önden giden yavaşladı
ne de yavaşlamak istedi
ne arkadan gelen hızlanıp
ona yetişmek istedi
adı yok olmuş
tozunu kaldırımda soludum işte
herkes kendi yolunda
vicdanıyla mutluydu
anlaşılan..
anlaşılan o ki
sadece adı dosttu
dostluktu...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)