Belli sınırlar çizmeli bir insan ve bu sınırlara merdivenler, katmanlar eklemeli sonrada o katmanlara insanlar yerleştirmeli yakınlık seviyesine göre. Ve bu seviyelere de renk vermeli. İşte biraz da olsa bu renkler karıştığı zaman afallayabiliyor insan. Yönünü nereye çevirmesi gerektiğini, hangi katman da durup dinlenmesini, o katmanda ki insanı dinlemeyi veya seni dinlemesini hangi katmandan istediğini şaşırıyor haliyle. Bu şaşkınlık ile hayatın da attığım adımlarını düşünmen gerektiğini hissediyorsun. İşte o zaman çok önemli bir dönüş yapıyorsun yine iç dünyana, kafana, renkleri veren o beynine. Ve böylece ilk önce kendini sonra da insanları sorgulamaya başlıyorsun.
İşte insanlar biraz hata yapabilirler ve bu hikaye de ki ressam da hata yapmış olabilir. Yanlış renklendirdiği katmanlar ile karmakarışık bir tablo koyabilir önümüze. Evet yanlış insanlar olabilir etrafında veya yanlış insana doğru sandığı renk vermiş olabilir. Ya da doğru sandığı kişilere yanlış renkler vermiş olması.. Ama zaten gök kuşağı da rengarenk değil mi ki? Önemli olan belki de bu.
Eğer ki hissedersen bir şeyler ilk önce bunu sorgula kafanda ama bil ki insan kendi yaşamın da kendini tanıyan ve hisseden en iyi renktir. ( Bazen çok iyi bilmese de hissedemese de.. )Bu yüzden yanlış insanların farkına vardığın an bu bir arkadaş olabilir, dost olabilir, sevgili olabilir, yeni tanıştığın birisi hiç fark etmez senin yaşamına dahil ettiğin bir suret olabilir. Sadece şunu bilmek gerekir ki bir insan bu dünyaya bile ait değilken senin hayatın da kalıcı olmasını bekleme. Hiç gitmeyecekmiş gibi sanki hayatında hep verdiğin güzel renkte kalacakmış gibi düşünme. Düşünme çünkü bu hayat sana hangi rengi vermiş hangi adımda uçurumdan düşeceksin bilmiyorsun. Düşünme çünkü sen bile bir an çok mutluyken diğer bir an mutsuz olabilecek kadar karışık bir kavramsın. Bir müddet kalmak istediğin yer mekan insan seni sıktığı zaman belki gitmek isteyeceksin. Ya sen bile kendine verdiğin renkte kalmayacaksın ki hiç bir zaman. Tabi bu kişisel bir durum olabilir fakat en büyük renk değişimini sana hayatın getirdikleri yaşatır. Hayatı bilmem ama ben kendime değişmemek için bir sürü renk verdim aslında. Sadece işte o gün olduğum rengin, hangi insana daha iyi uyduğunu daha çok yakıştığını şaşırdım biraz. Her neyse önemli olan fark ettikten sonra ki zaman sürecidir. Bu süreçte sen de iyi bir eser çıkarmak için gök kuşağına çevirmek için sadece biraz dinlenmeli ve izlemelisin insanları, olayları. Sonra zaten çok güzel harmanlayabiliyorsun bu renkleri insanlarla tablon da.
Sonra insanlar senin için bir sürü şey yapabilir fakat bu onlara senin her şeyin olması imkanını vermeyecektir asla. Sunmamalısın bir insana sürekli yorum hakkını. Ne demiştik bazen yanlış hissedebilirsin yanlış renkler verdiğin gibi. Bırak biraz uzak kalsın insanlar senin bütün özelliklerinden. Seç ve uzaklaştır neden çünkü biraz mutluluğa ihtiyaç var. Ve insanlara en zayıf noktanı gösterdiğin an yanlışın en büyüğünü yaptın bil. Bil yani çünkü karşın da ki insanın hangi renge dönüşeceğini kestiremiyorsun ki.
Ve sonuç olarak şunu söylemeliyim ki çok güzel dostluklara sahip ol, zaten bu sana mutluluk getirisidir. AileN zaten mutluluğun kaynağıysa otur düşün ve kötü hissettiğin an toparla kendini sahip olduklarının farkına var sahip olamadıklarından çok.
Ha bir de bir insan sana hata yaptığın da onu suçlama ilk önce kendine bak ve bu fırsatı ona senin verdiğini unutma. Tabi işte bu benim suçum deyipte karalara bağlama buda sana mutsuzluk getirisidir. Gör bekle ve sonra git..
Ha bir de bir insan sana hata yaptığın da onu suçlama ilk önce kendine bak ve bu fırsatı ona senin verdiğini unutma. Tabi işte bu benim suçum deyipte karalara bağlama buda sana mutsuzluk getirisidir. Gör bekle ve sonra git..
Aynen bugün günlerden gör bekle ve sonra git..
'seç ve uzaklaştır ' 'gör bekle ve sonra git ' kendinden gönderme biçimi mi yoksa seçim mi bir tür ? gitmesine göz yumarak ,bunun farkında olarak ve vicdan bunu mutluluk olarak mı algılar?
YanıtlaSilIlk önce gör; sana yapılan hatayı, verilmeyen değeri ve yanında mutsuz olduğun insanları. Sonra git bu insanlardan,kendine dön yalnız kal biraz çünkü mutsuzsun onlarla. Uzaklaştıktan sonra onları izle yanında kalmasını istediğini seç ve istemediğini uzaklaştır. Bütün özet bu. Gitmesine göz yummak çok farklı bir kavram biraz daha açarsanız bu cümleyi daha iyi yardımcı olabilirim :))
YanıtlaSil