3 Şubat 2017 Cuma

Git...




Bak aslın da şu yaşam dediğimiz bir müzik misali sazlı sözlü, mutlu hüzünlü, sesli duygulu...
Açarsın bir müzik sesi dokunur ağlarsın, sözünü duyar hatırlarsın. İnişli çıkışlı notalarda mutlu olur can bulursun. Bazen kendi şarkını sen yazarsın; sözü yaşadıklarını, sesi ise suskunluğunu anlatır insanlara. Duygunu hisseder hissettirirsin, ilk önce ağlar sonra ağlatırsın.
Hayatın seyri bir anda öyle bir değişir ki hani bir müziğin bir notası hüzünlüyken diğer notasın da huzuru bulursun.
İşte bu şarkı da o hayatlardan birisi..
Her bir çalgı aletinin o ruhuna dokunuşları sana hayatın her bir noktasın da farklı duyguların barındırdığını hatırlatır. Hayallerin gelir gözlerinin önüne, insanların yapmak istedikleri, hedefleri, başarıları. Başarısızlıkları, mutsuzlukları, hüzünleri, umutları, umutsuzlukları.. Bilir misin mutsuz olmak için sebep öyle çok ki öyle kolay ki, önemli olan bu notalarda zor olduğunu bildiğin olguyu başarmaktır zaten.
Zor olan mutlu olmaktır. Güçlü olmaktır. Bir yolun üzerine çizilmiş bir çizginin üzerinde yuvarlanıp giden bir taş yığını olduğun günlerin vardır. Önüne çıkan her taş ilerlemene engel değil belki ama sana bağlanıp yüküne yük katar hale gelir. Bu yolun sonun da güçsüzsen o taşlar seni paramparça eder ve ezilir gidersin ama güçlüysen farklı olan her bir taş olan dertlerinden nasır tutar sapasağlam duvarlar örersin. Her bir taş bir derttir ve hayatı müziğe benzetirsen her bir taş bir söz, bir notadır.

Yapma insan yapma mutsuz olma. Gül, bütün olanlara bütün acılara, acıtanlara sen gül.
Yapma bir nota seç ve o notada can bul.
Bir şarkı yap içinde her şeyi barındır. Umudu, hüznü, özgürlüğü, sevgiyi, aşkı, huzuru..
Hiç korkmadan şarkılar söyle, söylerken hem ağla hem gül.
Öyle bir şarkı olsun ki hem onda insanı gör hem de insanın zerreden dahi küçük olduğunu hatırla.
Uyan bir gece, birden uyan. Sana o gece hayatın seyrini değişebileceğini hissettiren şarkını seç. Dinle, söyle.. Dinle, dinlet korkusuzca ..
Ağla korkmadan.
Gül utanmadan.
Sana doğru olan olgunun başkasının yanlış sınırlarının içine girmeden savun.
Ve hisset, çokça hisset bolca hisset.
Hissettikçe git peşinden ama sürüklenme.
Dikkat et düz bir yolda kaybolma.
Evet hissettikçe git ve sonra cümlenin sonuna bir ama yerleştir..
Git ama.. güçlü ol.
Git ama.. hissedersen seç.
Git ama.. kendi değerini seçtiğin şarkının sonuna bir ama diyerek yerleştirme.
Git ama.. bile bile yanma.
Git ama.. bulamazsan gittiğin yer de orada kalma.
Git ama.. uzattığın elin tutulmazsa kırılma.

Ama artık git.. Tutmayan elden git. Bulamadığın yerden git. Yanlış hissettiğin zamandan git. Yanlış aşktan yanlış dosttan yanlış hissetmekten.
Git.
Ve artık her şeyi yaptıysan git. Gücün adına, gururun adına, değerin kıymetin adına.
Aşkın adına ve aşkın aşkı adına git...






2 yorum:

  1. Çok güzeldi. Bazen gitmenin yapılabilecek en iyi şey olduğunu hatırlattı. Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Zamanı geldiyse artık ertelememek gerekir belki, ne bileyim eğer kalmadıysa gidilecek yol açılacak kapı daha fazla kalamaz ki insan kaç yıl, kaç ay, kaç gece bunu sürdürebilir.. Ama gitmeye meyilli olurken, gitmek çok isterken kalmak da dahil yazılanlara.. Çok teşekkür ederim yorumunuz için :))

    YanıtlaSil