Yıldızlarla süslü olan bir gece de göz yaşı düşmüşse Ay'a, bir tını varsa kulaklığından gelen ve bakışların dolu doluysa, korkuların olmasına rağmen ve her daim umudun varsa umutsuzluklara, keşkelere, olamayacaklara ve olmaması gereken şeylere karşı hayattan bir adım öndesin ve bu hakkını sakın unutma!!
Karşında boş, düz ve beyaz duvara sabit kalıp düşüncelerde boğuluyorsan, derin bir girdapta çığlık çığlığa susuyorsan ve duyulmamaış çığlıkların sessizliğin de kaybolurcasına batıyorsan, kalbinin bir yerlerin de yanmış olduğunu unutma, küllerinden yeniden doğma fırsatın var!!
Korkuların var ve bunlarla yüzleşemiyorsan, cesaretin kırılmış tekrar toparlayamıyorsan güççsüzlüğünden değil isteksizliğindendir bilmem hissedebilir misin? Zamanın da cesaret eden birisinin gözü karadır korkulara yürümek yerine ki koşmayı tercih eder sakın unutma!!
Uçurumun kenarın da tek bir rüzgarın fısıltın da duyacaklarına bağlı olan bir küçük çocuğun günlüğünden bir yaprak sadece yazılanlar, tek bir adımın cesaretiyle atlamak adına uçmaktı ona göre Aşk..
Ve uçmak müthiş bir haz çok büyük bir cesaret.
İşte bunu ASLA UNUTMA!!
Korkuların olmasa da bu vahşi dünyadaki insanlar bu korkuları yaşatıyor, uçmak güzel bir şey en azından istediğin zaman kötülüklerden uzaklaşmanı sağlar.
YanıtlaSilKorkuların olmasa da bu vahşi dünyadaki insanlar bu korkuları yaşatıyor, uçmak güzel bir şey en azından istediğin zaman kötülüklerden uzaklaşmanı sağlar.
YanıtlaSilZaten çoğu zaman da olmayan korkularını oluşturanlar hep insalar oldu bu hayatta.
SilUçmak gerçekten güzel Aşk gibi masum ve özgür.. :)
Merhsba blogunuzu takibe geldim bloguma beklerim
YanıtlaSilBelki kuşlara gidiyorum nereden biliyorsunuz?
YanıtlaSilartık tren uğramayan metruk banliyö garında
annemi bekliyorum montumun fermuarını çeksin diye
belki uçmayı biliyorum ben ne malum
ağlıyorum diye şimdi üzgün müyüm sanıyorsunuz?
biliyor musunuz ben aslında uçuruma yazgılıyım
bir melek düşlüyorum kanatlarım çıkıyor
bir melek ki ancak kuş uçuşu yakalanır
kimse arkamdan bakmasın ne yaptığımı biliyorum
yalnız annem el sallasın sıkıca sarsın atkımı
ve söyleyin üzülmesin, ne yaptığımı biliyorum.
O, mavi bir kuş konmalardan vazgeçmiş
o aşağı inemiyor, ben yanına uçuyorum..
İnsanları neden takmıyorsun Esra?
YanıtlaSilGüzel bir yazı hissettiklerini kağıda dökebilmiş bir kalem tebrikler..
YanıtlaSilFakat takmamak kavramını üstüme alınmak istemem ki yakınım da değer verdiğim her insan benim için önemlidir eğer takmıyorsam öyle hissettiriyorsam tanımıyorumdur!!
İşte edebiyat ve samimiyetsizlik burda başlıyor edebiyat demek insan demek sokaktaki insanlar demek tanımadığın insanların hikayesi.
YanıtlaSil:)
YanıtlaSil